
Hadi gelin, yazıya sizle küçük bir oyun oynayarak başlayalım. Şimdi, saatinize bakmadan bulunduğunuz yerde saatin kaç olduğunu tahmin etmeye çalışın. Tahmininizi yaptıktan sonra şimdi de saatinize bakın. Hata payınız ne kadar çıktı?

Belki de şaşırtıcı bir şekilde doğru tahmin ettiniz ya da yanıldınız. Ancak bu basit oyun, aslında insanın tahmin yeteneğinin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. Peki, bu tahmin yeteneği gerçekten de sadece şans mı, yoksa bazı ipuçlarına mı dayanıyor?
Astrolojiden Biyolojik Saatimize: Tahminlerimiz Nereden Geliyor?
Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi’nin Astroloji köşesinde burç yorumları yazan Yasemin Boran’ın bir röportajını hatırlıyorum. Astrolojinin tahmin temelli yapısı hakkında konuşurken ilginç bir örnek vermişti:
“Yaşadığınız yerde bir günde belirli aralıklarla saate bakmadan saatin kaç olduğunu tahmin etmeye başlayın. Göreceksiniz belirli süre sonra dakikası dakikasına saati doğru tahmin edeceksiniz.”

Aslında düşündüğümüzde, bazen saate bakmadan bile zamanın kaç olduğunu tahmin edebiliriz. Sabahları alarm çalmadan hemen önce uyanmak, öğle arasının yaklaştığını hissetmek veya günün hangi saatinde olduğumuzu bilmek, adeta içimizde çalışan bir biyolojik saatle mümkün.
Eski Mısır uygarlığının güneşin açısına göre oluşturduğu Güneş takvimi de benzer bir çıkarıma dayanır. Mısırlılar, güneşin konumunu ve gölge uzunluklarını kullanarak zamanın ilerleyişini tahmin ediyorlardı. Yani tahminlerimizin ardında aslında doğadan ve çevreden aldığımız güçlü ipuçları var.
Tahminlerimiz ve Popüler Kültür: Mayaların 2012 Kehaneti
Aslında biz insanlık olarak tahmin seviyoruz.. Sadece kendi tahminlerimizi değil, başkalarının tahminleri de çok önemsiyoruz. Özellikle gündemde popüler olan tahminler olursa araştırmadan inanıyoruz. Bu konuda birçok örnek var. 2012 yılında dünyanın sonunun geleceğini söyleyen Maya tahmini buna güzel bir örnek.
Aslında Mayalar, 2012’de dünyanın sonu geleceğini söylememişlerdi. Bu yanlış anlama, Maya takviminin bir döngüsünün sona ermesiyle ilgiliydi. Yaklaşık 5.125 yıl süren bu döngü, 21 Aralık 2012’de sona eriyordu ve bu, bir “son” anlamına gelmiyordu; daha çok yeni bir döngünün başlangıcı olarak görülüyordu.
Maya kültüründe zaman döngüseldir ve döngülerin sonu genellikle yeni başlangıçlarla ilişkilendirilir. Ancak modern medya ve popüler kültür, bu takvim değişimini yanlış yorumlayarak “kıyamet” teorileri oluşturdu. Yani bu tahmin, aslında popüler kültürün yarattığı bir yanılsamaydı.
Her yazıda kitaplara dokunuyorum ya işte bu dokunmamın sebebi insanların bilimden çok varsayıma inanması aslında. Peki varsayıma inandıklarını nereden tahmin ettin dersen, yukarıda yazdığım döngüyü okuyup öğrenmem ve 2012’de kıyamet kopmayacağını kesin bir şekilde bilmiş olmam. Michael D. Coe’nin Mayaları anlattığı kitabının 1999’da yazıldığını düşünüp insanların 2012’de kıyamet kopacak tahmini yürütmesi okumuyor oluşumuzun göstergesi. Coe’nin yazdığı Mayalar kitabında Mayaların tahminlerin ötesindeki çalışmalarını okuyunca bir kez daha anladım ki insanımızın gün geçtikçe okumaktan uzaklaşıyor. Ve kendini kitap dışı tahmin yapan insanların yanında buluveriyor.

Tahmin Etmek Kolay mı? Bir Taş Üzerinden Tahmin Yapmak
Tahminlere geri dönecek olursak. Tahmin etmek kolay mı peki? Bu aslında tahmin edeceğimiz şeye göre değişir. Bazı tahminler çok basittir. Örneğin bir taş üzerinden hava durumunu tahmin edebiliriz:
• Taş ıslaksa: Hava yağmurludur.
• Taş kuruysa: Yağmur yağmıyordur.
• Altında gölge varsa: Güneşlidir.
• Taş beyazsa: Kar vardır.
• Taş gözükmüyorsa: Sis vardır.
• Taş sallanıyorsa: Rüzgarlıdır.
• Taş yukarı aşağı zıplıyorsa: Deprem oluyordur.
• Taş yoksa: Hortum vardır.

Bu basit örnek, tahminlerin aslında çevresel ipuçlarına dayandığını gösteriyor. Ancak bazı durumlarda bu ipuçları tamamen yetersiz kalıyor.
Zamanı Tahmin Edebiliriz Ama Lotoyu Neden Bilemeyiz?
Zamanı tahmin edebilmek ile sayısal lotoda kazanmak arasında büyük bir fark var. Zaman tahminlerimiz tekrarlayan ve belirli kurallara sahip bir düzen içinde ilerlerken, sayısal loto tamamen rastgele bir sisteme dayanır.

49 sayı içinden 6 tanesini doğru tahmin etmek gerekmektedir ve bunun olasılığı ise:
C(49,6) = 13.983.816
Yani bir biletin büyük ikramiyeyi kazanma olasılığı 1/13.983.816’dır. Zamanı tahmin ederken geçmiş deneyimlerimizden ve ipuçlarından yararlanabiliriz ancak sayısal lotoda bu mümkün değildir çünkü her çekiliş tamamen bağımsızdır ve önceki çekilişlerin sonuçlarıyla hiçbir bağlantısı yoktur.
Rastgelelikten Bilime: Doğru Tahminlerin Sırrı
Bazı tahminler ise tamamen bilimsel verilere ve zekice kurgulanmış öngörülere dayanır. Bunun en iyi örneklerinden biri Jules Verne’in 1865’te yazdığı Aya Yolculuk adlı kitabıdır.

Verne, o dönem için tamamen hayal gücüne dayalı gibi görünen bir kurguyla, Ay’a iniş ve dönüş senaryosu yazmıştı. Ancak bugün baktığımızda, NASA’nın Apollo programıyla neredeyse birebir örtüştüğünü görebiliyoruz.
Benzer şekilde, Andy Weir’ın Marslı romanı da tahmine dayalı bir bilim kurgudur. Weir, Mars’ta hayatta kalmanın yollarını, NASA’nın günümüzdeki planlarıyla büyük ölçüde örtüşen bilimsel yöntemlerle kurgulamıştı. Kitapta geçen birçok teknik detay, NASA’nın Mars görevleri için gerçekten kullanmayı düşündüğü yöntemlere oldukça benzemektedir.

Bazı Tahminler Bilim, Bazıları Sadece Şans
Zamanı tahmin edebiliriz çünkü elimizde birçok ipucu vardır. Uzaya yolculuğu tahmin edebiliriz çünkü bilimsel veriler ve gelişmeler bize yol gösterir. Ancak sayısal loto gibi tamamen rastgele sistemlerde tahmin yeteneğimizin etkisi neredeyse yoktur.
Tahminlerimizin doğruluğu, öngördüğümüz konunun ne kadar veriye ve kurala dayandığı ile ilgilidir. Bilim ve veriye dayalı tahminler güçlü öngörüler sunarken, tamamen rastgele olaylarda tahmin yapmanın bir anlamı yoktur.
Eğer yine de şansınızı denemek isterseniz, bilmeniz gereken tek şey şu: Herkesin kazanma şansı eşit ama kaybetme ihtimali çok daha yüksek!
Geçmiş pazar yazılarına ulaşmak için arama çubuğuna “Pazar Okumalığı” yazman yeterli!
#Tahminler #BiyolojikSaat #Astroloji #MayaTakvimi #ZamanTahmini #SayısalLoto #BilimveTahmin #JulesVerne #Marslı #Rastgelelik #PopülerKültür #GünlükHayat #Farkındalık




Bir Cevap Yazın