Bu hafta Pazar Okumalığı köşesinde, Anneler Günü vesilesiyle biraz gülümseten, biraz da hepimizin içini ısıtan bir yazıyla sizlerleyim. Geçmişte not aldığım ve her okuduğumda hem güldüğüm hem de “evet ya tam bizim anne!” dediğim bu listeyi, bugün birkaç yeni maddeyle güncelledim. Mizahi bir dille hazırladığım bu yazıda, hepimizin kulağında çınlayan o meşhur anne cümleleriyle aslında hayata dair ne çok şey öğrendiğimizi fark edeceksiniz. Çünkü annelik; hem sevgiyle hem sabırla hem de bir tutam tehdit ve bolca terlikle yoğrulan eşsiz bir sanattır.

Buyurun, birlikte hatırlayalım: Annelerimizden neler öğrendik?
Sabırla beklemeyi…
– Baban eve gelince görürsün sen!
Hakkımızı almayı…
– Eve gidelim ben bilirim sana yapacağımı.
Dialog kurmayı…
– Sana bir şey sorduğumda bana cevap ver.
İletişim kurmayı…
– Seninle konuşurken yüzüme bak!
Tıbbi bilgileri…
– Betona oturma çocuğun olmaz
Genetik bilgileri…
– Babası kılıklı..
Bilgeliği…
– Benim yaşıma gelince anlarsın!
İlahi adaleti…
– Senin çocuğun da senin gibi olur inşallah!
Azimli olmayı…
– O tabaktakilerin hepsi bitecek
Biyolojiyi…
– Seni dokuz ay karnımda taşıdım ben!
Aritmetiği…
– Çaktırmadan say bakalm içeride kaç kişi var.
Mantıklı düşünmeyi…
– Ben öyle diyorsam öyledir.
Hayatın trajikomik yanlarını…
– Sen daha orada gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem!
Türkçeyi…
– Hayır dediysem hayırdır!
Abartmayı…
– Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye!
Rekabeti…
– Ayşe’nin kızı sınavdan 95 almış…
Nesneleri çok yönlü kullanabilmeyi…
– Bak geliyor simdi terlik kafana!

#AnnelerGünü




Bir Cevap Yazın