
“Özgür olmak yetmezdi. Çocuklarım da özgür olmalıydı.”
– Sethe
Pulitzer Ödüllü yazar Toni Morrison’un Sevilen (Beloved) adlı romanı, sadece köleliğin tarihini değil, köleliğin insan ruhunda açtığı en derin yarayı anlatır. Gerçek bir olaydan esinlenen bu romanın başkarakteri Sethe, kölelikten kaçmış, dört çocuğuyla özgür yaşama tutunmaya çalışan bir annedir.
Ancak bir gün, kaçtığı çiftliğin adamları onları yakalamak için gelir.
Sethe, çocuklarının köleliğe geri döndürülmesini engellemek için korkunç bir karar alır: Kızını öldürür.
Çünkü onun gözünde ölüm, esaretten daha katlanılabilir bir sondur.
Peki Sethe Ben Olsaydım Ne Olurdu?
Bir Annenin İçindeki Fırtına
Ben bir anneysem ve kaçtığım cehennem yeniden kapıma dayanmışsa…
Çocuklarımın ellerinden alınacağını, işkenceye uğrayacağını, kimliklerinin silineceğini biliyorsam…
Bir seçim yapar mıydım?
Hayır.
Bu bir “seçim” değil, bir çaresizliktir.

Ölüm ile Esaret Arasında
Sethe gibi ben de muhtemelen o anda “Hayatta kalmak mı, yoksa özgürce ölmek mi?” sorusunu sormazdım bile.
O an sadece “Annelik refleksi” konuşurdu.
Bir anlığına çocuğumun boynuna sarılan kollarım, koruma içgüdüsüyle ölüm halatına dönüşebilirdi.
Korkunç bir ironi.
Çünkü ben aslında onu öldürerek kurtarıyordum.
Ama… sonra?
Vicdanın Sonsuz Yankısı
En zor kısmı, bu kararın yıllarca içimde yankılanması olurdu.
Toplumun yargısından çok, kendi vicdanım içimi kemirirdi.
“Başka bir yol var mıydı?”
“Ya ben yanıldıysam?”
“Ya o büyüseydi, kendi kararını verseydi?”
Kendimi affedemezdim belki. Ama yaşadığım hayatta başka bir seçenek de göremezdim.
Sevilen’in Dönüşü: Hayalet Gibi Geçmiş
Sethe’nin öldürdüğü çocuğu yıllar sonra bir hayalet olarak geri gelir: Sevilen.
Bu, pişmanlığın, travmanın, geçmişin ete kemiğe bürünmüş hâlidir.
Ben olsaydım…
Benim de geçmişim, bir gün bir yüz, bir koku ya da bir hayal olarak yeniden kapımı çalardı.
Ve ben asla tam anlamıyla özgür olamazdım.

Eğer Sethe Ben Olsaydım…
Çocuğumu köleliğe teslim etmemek için her şeyi yapardım.
Belki ben de aynı kararı alırdım.
Ama o andan sonra artık yaşayan bir beden değil, sürekli geçmişi sırtında taşıyan bir gölge olurdum.
Peki Sethe’ye kitabın sonunda ne oluyor? Nasıl bir ruh hâli içerisine giriyor. Bunu öğrenmek için buraya tıkla!
“Her hafta bir romandan bir karakterin içine düştüğü durumu ele alıp, ardından ‘Acaba ben olsam ne yapardım?’ sorusuna yanıt aradığım ‘O Ben Olsam’ serisinin bu beşinci bölümününde Toni Morrison’un Sevilen romanının baş karakteri Sethe’nin yerine koydum kendimi.
Siz olsaydınız?
Çocuğunuzu korumak adına böyle bir kararı alabilir miydiniz?
Özgürlük ile vicdan arasında nasıl bir denge kurardınız?
Yorumlarda buluşalım.
Haftaya, başka bir romanda başka bir karakterin hikâyesinde buluşmak üzere.

#OBenOlsam #Kitap #Edebiyat #Roman #ToniMorrison #Sevilen #OkumakNeGüzelŞey




Bir Cevap Yazın