
No Other Choice, Park Chan-wook’un sinemasında sıkça rastladığımız o tanıdık gerilimi, bu kez kara komediyle iç içe geçmiş bir çaresizlik hikâyesine dönüştürüyor. Film, yüzeyde bir “katil olma ihtimali” etrafında şekillense de asıl derdini işsizlik, geçim kaygısı ve bu baskının insan psikolojisini nasıl yavaş yavaş aşındırdığı üzerinden kuruyor. Ana karakterin paranoyaya sürüklenmesi, ailesiyle olan bağlarının zedelenmesi ve tanıdık bir insanken yabancılaşması, filmin en güçlü nüanslarını oluşturuyor.

Ancak No Other Choice, anlatmak istediği meseleyi merkeze alırken zaman zaman o merkezden gereğinden fazla uzaklaşıyor. Kara komedi dozu yer yer kontrolsüz biçimde yükseliyor ve film, anlatısal anlamda dağılmaya başlıyor. Bu ton kaymaları, hikâyenin dramatik ağırlığını zayıflatırken bazı sahneleri “gereksiz” hissettirebiliyor.

Film, güçlü bir fikir, keskin gözlemler ve Park Chan-wook’a özgü stil dokunuşları barındırsa da, tematik odağını tam koruyamadığı için potansiyelinin biraz gerisinde kalıyor. Ne tamamen başarısız ne de tam anlamıyla vurucu orta karar ama üzerinde düşünmeye değer bir iş.






Bir Cevap Yazın