Bu zamana kadar hayatınızda yaptığınız en büyük çılgınlığınız neydi? Ve bu çılgınlığın bir bedeli oldu mu? Bedeli derken manevi değil maddi bir bedelden bahsediyorum. Kaybı yüksek olabilecek bir çılgınlıktan bahsediyorum.
Siz bu sorunun cevabını düşünürken ben ikinci soruma geçeyim. Size desem ki bir dondurma fabrikası kuracaksınız ve üretime başlayacaksınız sermayeniz de benden. Ama ülke seçimini size bırakıyorum. Nereyi seçmezdiniz? Sanırım sorumun yanıtı net. Antartika, Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya… Çünkü buralarda kurmak demek çılgınlık demektir değil mi? Peki 1920’li yıllarda böyle çılgın bir adam var desem size.
Bir Dondurma Makinesiyle Milyonluk Servet: Diplom-Is’in Doğuşu

Norveç’in küçük bir kasabasında yaşayan Gunnar Nilsen isimli bir girişimci, 1920’lerde yiyecek ve içecek ticaretiyle uğraşırken, Avrupa’da yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan bir şeyi fark eder: Dondurma.
Fakat o yıllarda Norveç’te kimse dondurma üretmiyor çünkü yeterli soğutma altyapısı yok, elektrik kesintileri sık, insanlar da “soğuk memlekette dondurma mı satılırmış?” diyor.
Ama Gunnar yılmıyor. Almanya’dan ikinci el bir dondurma makinesi satın alıyor, Oslo’daki küçük bir garajı atölyeye çeviriyor ve denemelere başlıyor. Buz gibi hava şartlarına rağmen dondurma üretmeye çalışıyor ve çevresindekiler bu fikri neredeyse deli saçması buluyor.
İlk ürününü çıkardığında insanlar merakla tadıyor. Sonuç: bayılıyorlar.
Gunnar, el arabasıyla sokak sokak gezerek dondurma satmaya başlıyor. O dönem için tam anlamıyla bir “çılgınlık.” Çünkü Oslo’da kar yağarken sokakta dondurma satmak akıl kârı değil gibi duruyor. Ama tam tersi oluyor: insanlar bu yeni lezzeti o kadar çok seviyor ki, iş patlıyor.

Gunnar kısa sürede markasını kuruyor: Diplom-Is.
Bugün Diplom-Is, Norveç’in en büyük dondurma üreticisi. Hatta ülkenin hemen hemen her noktasında dondurma dolaplarında onun logosu var.
İşin en enteresan yanını da yazının sonuna bırakmak istedim. Norveç, kişi başına dondurma tüketiminde Avrupa’nın en üst sıralarında yer alıyor. Kişi başına yıllık dondurma tüketimi 11,5 litre. Yani karlı iklimin, dondurma sevgisini engellemediğini ispatlayan bir ülke. Bu da bir adamın “kışın dondurma satılmaz” önyargısını kırmasıyla başlıyor.

Aslında birine yapamazsın diyenler sadece kendi sınırlarından mı bahsediyorlar sizce ne dersiniz?
#MotivasyonYazıları #Norveç #Dondurma #Girişimcilik #Başarı




Bir Cevap Yazın