GÜVEN GÜRCÜOĞLU

Img 9794

Judith Hermann’ın Sia Kitap etiketiyle raflarda yerini alan ve İlknur Özdemir’in Türkçeye çevirdiği Birbirimize Her Şeyi Söyleyebilirdik, edebiyatın en yalın ama en çarpıcı haliyle karşımıza çıkıyor. Hermann’ın kendine özgü sessizliği, bu kitapta neredeyse fısıltıyla yankılanıyor; bir kadının geçmişiyle, ailesiyle, eski arkadaşlıklarıyla ve kendi anneliğiyle kurduğu sarsak ama derin bağları keşfetmemizi sağlıyor.

Kitap, sıradan bir anının içine gizlenmiş büyük duyguları ustalıkla açığa çıkarıyor. Hermann’ın dili, ne fazla anlatıyor ne de eksik kalıyor; boşluklarla, suskunluklarla konuşan bir anlatım tercih ediyor. Bu yönüyle okura sadece bir hikâye sunmuyor, aynı zamanda hissettirmeyi, sezdirerek düşündürmeyi başarıyor. Terapiler, ayrılıklar, seçimler ve pişmanlıklar… Hepsi bir araya geldiğinde ortaya güçlü bir “yaşam fragmanı” çıkıyor.

Özellikle “Birbirimize her şeyi söyleyebilirdik” cümlesi, kitabın kalbinde atıyor. Bu cümle üzerinden ilerleyen anlatı, söylenmemiş sözlerin yükünü, zamanla kaybolan yakınlıkların acısını, sessizliğin sarmalında boğulmuş ilişkileri irdeliyor. Hermann, hatıraları birer anlatı nesnesi haline getirerek, geçmişin bizi şekillendirme biçimini etkileyici bir sadelikle yansıtıyor.

Der Spiegel’in de dediği gibi: “Hermann, bu kitapta zor olanı, güç elde edileni, ölümcül karanlığı bile nasıl büyüleyici bir edebiyata dönüştürebileceğini hayranlık uyandırıcı bir özgüvenle açıkça ortaya koyuyor.” Die Zeit ise kitabın güzellik, vahşet ve aciliyet dolu enerjisini her sayfada hissettiğimizi vurguluyor. Gerçekten de, bu kitap sadece okunmuyor; yaşanıyor.

Eğer iç dünyanızda dolaşan sorulara edebi bir yankı arıyorsanız, Birbirimize Her Şeyi Söyleyebilirdik sizi suskunlukların dile geldiği bir yolculuğa davet ediyor.

#JudithHermann #BirbirimizeHerŞeyiSöyleyebilirdik #Kitap #OkumakNeGüzelŞey

Bir Cevap Yazın

Popüler

GÜVEN GÜRCÜOĞLU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin