GÜVEN GÜRCÜOĞLU

Bir kılıç düşünün. Yalnızca bir metal parçası değil; bir milletin onurunu, bağımsızlık mücadelesini, kahramanlıklarını taşıyan bir kılıç. O kılıç, Sakarya’nın tozlu bozkırlarında parlamış, Dumlupınar’ın kanla sulanmış toprağında zaferin simgesi olmuştu. O kılıç, yalnızca bir silah değil, bir yemin, bir duruş, bir idealdir.

Bugün o kılıç yeniden çekildi. Ama bu kez düşmana karşı değil; bu kez bir avuç genç teğmen, mezuniyet töreninde, bir ismin hatırasına, bir fikre, bir devrime bağlılıklarını bildirmek için çektiler kılıçlarını. Ve ne yazık ki kurucu lidere bağlılıklarını haykırdıkları için cezalandırıldılar. “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dediler. O söz, bir zamanlar Anadolu’nun dört bir yanında yankılanan, kurtuluşun ve kuruluşun şiarı olan o söz, bugün suç sayıldı.

Bir an durup düşünelim: Kimdir Mustafa Kemal? Sadece bir lider mi? Hayır. O, Çanakkale’de “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyen iradenin adı. O, işgal altındaki İstanbul’dan Samsun’a açılan umudun adı. O, İzmir’e giren süvarinin gözlerindeki ışıltı, Anadolu’nun yüreğindeki bağımsızlık ateşi. O, modern bir millet yaratmanın, cehalete karşı ilmin, karanlığa karşı aydınlığın simgesi.

Ve şimdi o ismi anmak, bir üniformanın şerefini savunmak suç sayılıyor. Mustafa Kemal’i anmak, onun askeri olduğunu söylemek, bir utanç vesilesi gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu, yalnızca o genç teğmenlere değil, Türk milletinin tarihine, bağımsızlık mücadelesine ve en önemlisi, Türk ordusunun şanlı geçmişine yapılmış bir haksızlıktır.

Peki, ya İsmet İnönü? O, Sakarya’da geri çekilmeyen o sert bakışlı komutan. Fevzi Çakmak? Ordunun sarsılmaz disiplini, askerî zekânın simgesi. Onlar Mustafa Kemal’in yanında dimdik duran, aynı idealleri paylaşan büyük komutanlardı. Bugün onların mirası da ihraç ediliyor. Yalnızca bir avuç genç değil; o kılıcın ardındaki tüm tarih, tüm değerler hedef alınıyor.

Bir orduyu ordu yapan nedir? Silahları mı, tankları mı, yoksa sayıları mı? Hayır. Bir orduyu ordu yapan, inancıdır, ruhudur, bağlılığıdır. O ruh ki Çanakkale’de süngüsüz askerleri bile zaferle buluşturdu. O inanç ki yoksul Anadolu köylüsünü bile kahraman yaptı. Bugün o ruhu yaşatan birkaç cümleye bile tahammül edilememesi, bir korkunun, bir zayıflığın itirafıdır aslında.

Unutulmamalıdır ki, kılıç kınında pas tutar ama tarih unutmaz. Mustafa Kemal’in adı, bir korku değil, bir umuttur. O isim, yasaklanamaz. O fikir, susturulamaz. O miras, ihraç edilemez. Çünkü Mustafa Kemal, sadece bir dönemin lideri değil; bir milletin özgürlüğe olan inancının adıdır. Ve o inanç, ne kararlarla ne de yasaklarla yok edilebilir.

Bugün o genç teğmenlerin yüzlerinde gördüğümüz şey korku değil; gurur ve sadakattir. Onların ihraç edildiği bir düzende, asıl sorulması gereken soru şudur:

Gerçekten kim ihraç edildi? Onlar mı, yoksa bu ülkenin vicdanı mı?

Img 0929 1

#MustafaKemalinAskerleriyiz

Bir Cevap Yazın

Popüler

GÜVEN GÜRCÜOĞLU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin