GÜVEN GÜRCÜOĞLU

Geçtiğimiz günlerde bir tanıdığım, telefonunu değiştirmek istediğini; mevcut işletim sistemli telefonunun artık yetersiz kaldığını ancak alışkanlıklardan vazgeçmenin zor olduğunu söyledi. Aslında basit bir telefon değişiminden bahsediyordu ama bu cümle zihnimde yankılandı: Gerçekten de neden alışkanlıklardan vazgeçmek bu kadar zor?

698c6574 037f 48ae B280 A1112accef12 1024x683

Bu sorunun peşine düşmeye karar verdim. Pazar gününe kadar her gece bir saat ayırarak konuyu araştırdım. Ve ortaya hem bilimsel, hem psikolojik, hem de felsefi perspektiften bakan bir yazı çıktı.

1. Bilimsel Perspektif

Alışkanlıklar beynimizin bazal gangliya adı verilen bölgesinde depolanır. Bu bölge, tekrarlanan davranışları otomatik hale getirir ve böylece enerji tasarrufu sağlar. MIT’den Ann Graybiel’in yaptığı araştırmalar, alışkanlıkların “chunking” (davranış parçalarının birleştirilmesi) yoluyla saklandığını gösteriyor. Yani bir davranış dizisi tekrarlandıkça beyin bunu “paketler” ve otomatikleştirir. Bu yüzden değiştirmek zorlaşır.

Nörobilimde ayrıca dopamin sisteminin önemli bir rolü vardır. Her alışkanlık, bir tür ödül beklentisiyle bağlanır. Davranışı sürdürmek, beyne minik bir ödül sinyali verir. Vazgeçmek, bu ödül devresine karşı durmak anlamına gelir.

Charles Duhigg’in The Power of Habit kitabında anlattığı gibi alışkanlıklar bir döngüye dayanır: tetikleyici → rutin → ödül. Bu döngüyü kırmak, yalnızca davranışı değil, ona bağlı duygusal tatmini de değiştirmeyi gerektirir.

2. Psikolojik Perspektif

Psikolojide buna alışkanlık direnci denir. Daniel Kahneman’ın Thinking, Fast and Slow kitabında anlattığı gibi beynin “Hızlı Düşünme” (sistem 1) kısmı alışkanlıklara dayanır çünkü düşük efor ister. Onları değiştirmek için “Yavaş Düşünme” (sistem 2) devreye girmelidir, bu da daha fazla enerji, bilinç ve irade gücü gerektirir.

Ayrıca insanlar, alışılmış davranışların sağladığı güven duygusunu kaybetmekten korkarlar. Bu yüzden yeniliğe geçişte kaygı artar.

3. Felsefi Perspektif

Aristoteles’e göre erdemler bile alışkanlıklarla oluşur: “Biz, tekrar eden eylemlerimizle şekilleniriz. O halde mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Bu bakış açısına göre alışkanlık, yalnızca davranış değil, karakterin temel yapı taşıdır.

Michel Foucault ise alışkanlıkları bir tür iktidar mekanizması olarak görür. Alışkanlık, bireyin yaşamını düzenler ve görünmez sınırlar koyar. Vazgeçmek zordur çünkü aslında kimliğimizin bir parçasını değiştirmek anlamına gelir.

Alışkanlıklardan Vazgeçmek Zor Ama İmkansız Değil!

Cfe19c32 846e 45e8 A60d A4748f95ea6e 1 1024x683

Alışkanlıklardan vazgeçmek, yalnızca bir davranışı değiştirmek değildir. Beynin ödül devresine karşı gelmeyi, psikolojik güvenlik alanından çıkmayı ve hatta kimliğimizin bir kısmını yeniden şekillendirmeyi gerektirir. Bu yüzden zordur.

Ama imkânsız değildir. Çünkü aynı mekanizmalar, yeni alışkanlıkları da zamanla otomatik ve güvenli hale getirir. Bir gün bugün vazgeçmekte zorlandığımız alışkanlıklar geride kalacak, yerini yenileri alacaktır. Önemli olan, dönüşüm yolculuğunda sabırlı ve bilinçli olmaktır.

Peki ya senin için değiştirmesi en zor alışkanlık ne olurdu?

KAYNAKÇA

  1. MIT News / McGovern Institute — Distinctive brain pattern helps habits form (Ann Graybiel’in alışkanlık oluşumuyla ilgili nörobilimsel çalışması)
    https://news.mit.edu/2018/distinctive-brain-pattern-helps-habits-form-0208 MIT Haberleri

2. Duhigg, Charles — Alışkanlıkların Gücü
https://boyneryayinlari.com/kitaplar/detay/aliskanliklarin-gucu-1692792293

3. Kahneman, Daniel — Hızlı ve Yavaş Düşünme
https://www.varlikonline.com/kitap/486/hizli-ve-yavas-dusunme

4. Aristoteles — Nicomachean Ethics (Etik) — “Biz, tekrar eden eylemlerimizle şekilleniriz.”
https://en.wikipedia.org/wiki/Nicomachean_Ethics Vikipedi

5. Michel Foucault — Discipline and Punish (Gözetim ve Ceza) 


Bir Cevap Yazın

Popüler

GÜVEN GÜRCÜOĞLU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin