GÜVEN GÜRCÜOĞLU

Biopic New Poster 01 Feb 2026 1024x683

DİKKAT! SPOILER İÇERİR

Bazı filmler vardır; yalnızca anlattıklarıyla değil, anlatmamayı tercih ettikleriyle de tartışılır. Antoine Fuqua imzalı Michael filmi de tam olarak böyle bir yapım.

Ben bu filmi iki başlık altında değerlendirmek istiyorum: Gösterdikleri ve göstermedikleri. Çünkü Michael Jackson gibi hem popüler kültürün en büyük figürlerinden biri hem de en tartışmalı isimlerinden biri söz konusu olduğunda, anlatılan kadar anlatılmayanın da büyük bir anlamı oluyor.

Gösterdikleri: Bir Yıldızın Doğuşu

Film, Michael Jackson’ın hayatının 1966–1988 yılları arasındaki dönemine odaklanıyor. Yani Jackson 5 yıllarından başlayıp Bad dönemine kadar uzanan, kariyerinin yükseliş ve zirve evresini kapsayan bir anlatı izliyoruz.

Img 5680

Bu anlatının en güçlü taraflarından biri kuşkusuz oyunculuklar. Michael’ın çocukluğunu canlandıran Juliano Krue Valdi, karakterin masumiyetini ve sahnedeki enerjisini oldukça doğal bir şekilde yansıtıyor. Ancak filmin asıl sürprizi, Michael’ın yetişkin halini oynayan Jaafar Jackson.

Img 5682

Jaafar Jackson’ın bu rolü üstlenmesi başlı başına ilginç bir tercih; çünkü kendisi Michael Jackson’ın öz yeğeni. Fakat mesele yalnızca fiziksel benzerlik değil.

Jaafar Jackson’ın Michael’ın ses tonuna olan yakınlığı, fiziksel dili ve sahne duruşu, özellikle de ikonik dans hareketlerini başarıyla yansıtması gerçekten takdire değer. Üstelik bu rol onun ilk oyunculuk deneyimi. Buna rağmen performansı şaşırtıcı derecede güçlü. Hatta bazı sahnelerde “rol yapan bir oyuncu” izlediğinizi değil, adeta Michael Jackson’ın sahne enerjisinin yeniden üretildiğini hissediyorsunuz.

Img 5679

Filmde Michael’ın anne ve babasını canlandıran oyuncular da oldukça başarılı. Özellikle baba figürünün sertliği ve Michael üzerindeki psikolojik baskı iyi yansıtılmış.

Genel tabloya bakıldığında oyunculuklar yalnızca geçer not almakla kalmıyor bir biyografi filmi için oldukça güçlü bir kadro performansı sunuyor.

Göstermedikleri: Hikâyenin Eksik Parçası

Filmin dikkat çekici bir tercihi var. Hikâye 1988 yılında sona eriyor. Bu şu anlama geliyor. Michael Jackson’ın ten renginin değiştiği yıllar, Neverland dönemi, ve özellikle çocuk istismarı iddialarıyla gündeme gelen süreç filmde doğrudan yer almıyor. Yani film, Jackson’ın hayatının en parlak dönemine odaklanıyor, fakat aynı zamanda onun en tartışmalı yıllarını bilinçli olarak dışarıda bırakıyor.

Ben filmi izledikten sonra sinema salonundan çıkar çıkmaz iki şey yaptım.

Img 5685

İlki, HBO’nun 2019 yapımı mini belgesel serisi olan Leaving Neverland / Neverland’den Ayrılmak’ı izlemek oldu. Bu iki bölümlük belgesel, Michael Jackson’ın çocukken kendilerine cinsel istismarda bulunduğunu iddia eden Wade Robson ve James Safechuck’ın hikâyelerine odaklanıyor. Belgesel boyunca oldukça ağır ve güçlü ithamlar dile getiriliyor.

Img 5684

Diğer yandan kamuoyunun yakından bildiği bir başka olay da Jordan Chandler davası. Jackson’ın ailesiyle yaptığı 25 milyon dolarlık anlaşma, yıllar boyunca bu tartışmaların merkezinde yer aldı. Tüm bu iddialar insanın aklına geldikçe, ister istemez filmde izlediğiniz hikâyenin etkisi biraz sönüyor. Çünkü anlatının dışında bırakılan bir gerçeklik olduğunu hatırlıyorsunuz.

Bir Sinema Filmi Olarak Michael

Tüm bunları bir kenara koyup filme salt bir sinema eseri olarak baktığımda ise şunu söyleyebilirim: Film, seçtiği zaman aralığı içerisinde oldukça akıcı, iyi kurgulanmış ve güçlü performanslara sahip bir biyografi filmi.

Img 5681

Elbette film boyunca bazı sahnelerde -özellikle Michael’ın hayvan sevgisi, hastanelere ve çocuklara yardım ettiği bölümlerinde- yönetmenin karakterin tartışmalı taraflarını biraz yumuşatan bir ton kullandığını hissettim. Ama bu, filmin sinemasal keyfini tamamen ortadan kaldıran bir durum değil. Aksine, izlerken Michael Jackson’ın müzik dünyasında yarattığı etkiyi ve popüler kültürde bıraktığı izi yeniden hatırlıyorsunuz.

Gişe Gerçekliği: Tartışmaların Ötesinde Bir İlgi

Filmin ardından merak ettiğim bir diğer konu ise gişe performansı oldu.

Çünkü film için açıklanan bütçe oldukça yüksekti. 170 milyon dolar. Film, vizyona girdikten sonra yalnızca ilk 3 gün içinde dünya genelinde 217 milyon dolar hasılat elde ederek biyografi filmleri arasında en iyi açılışlardan birine imza attı. Yani film daha ilk hafta dolmadan kendini amorti etti.

Img 5683

Bu rakam bize aslında şunu söylüyor: Michael Jackson’a yöneltilen tüm itham ve tartışmalara rağmen insanlar hâlâ onun hikâyesini izlemek istiyor.

Çekilen Ama Gösterilmeyen Sahne

Filmin yönetmeni Antoine Fuqua, aslında hikâyeyi daha ileriye taşımayı düşünmüş. Hatta 1993 yılında Neverland’e yapılan polis baskını sahnesi çekilmiş. Fakat Chandler davasıyla ilgili hukuki gizlilikler nedeniyle -Jackson’ın mirasını yöneten ekip tarafından konulan sınırlamalar yüzünden- bu sahneler filmden çıkarılmış. Bu da bize bir kez daha filmin “anlatmayı seçtiği” ve “anlatmamayı tercih ettiği” bölümler arasındaki sınırı gösteriyor.

Michael Jackson’ın En Parlak Dönemi

Ben Michael filmini değerlendirirken iki ayrı gerçekliği aynı anda düşünmek gerektiğini düşünüyorum. Bir tarafta müzik tarihinin en büyük ikonlarından biri, olağanüstü bir sahne performansı, popüler kültürü değiştiren bir sanatçı. Diğer tarafta ise yıllardır tartışılan ciddi iddialar, hâlâ tam anlamıyla kapanmamış bir kamuoyu tartışması.

Film bu iki dünyanın yalnızca birini anlatmayı seçiyor ama buna rağmen, anlattığı yıllar içinde değerlendirildiğinde, güçlü oyunculukları ve sahne enerjisiyle izlerken keyif veren bir biyografi filmi olduğunu söyleyebilirim.

Img 5686

Belki de Michael filmi için en doğru cümle şu: Bu film, Michael Jackson’ın hayatının en parlak dönemini anlatıyor. Ama onun hikâyesi bundan çok daha karmaşık.

Bir Cevap Yazın

Popüler

GÜVEN GÜRCÜOĞLU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin