
İki yıl önce bir gün bir kaç arkadaşımla iş çıkışı kokoreç yemeye gitmiştik. Bu yoğun baharatlı proteinin tadını çıkarırken, bir yandan da arkadaşlarla muhabbet ediyordum. “Bizim anne tarafı da Trakyalı, orada da bir midye olur, offf enfes.” Bu sözümün ardından arkadaşlarım aynı anda atılıp, “Midye pistir, yemek caiz değildir” dediler. Benim itirazlarım ise sonuçsuz kaldı. Konu bir din kültürü ve ahlâk bilgisi öğretmenine kadar taşındı ve o da aynı kanaati paylaştı: Midye caiz değildi.
Yemekten dönerken şöyle bir düşündüm. “Kokoreç hangi hayvandan, nasıl yapılıyor?” Cevap çok basitti: Kuzu bağırsağı. O an şaşırdım. Çünkü bağırsağın iyi temizlenmediği durumda, aslında “pis” denilen midyeyle aynı konumda yer alıyordu. Oysa kokoreç toplumca benimsenmiş, midye ise ayıplanmıştı.

Bugün dönüp baktığımda şunu görüyorum: Neyin yenileceğine, neyin haram ya da helal kabul edileceğine, neyin doğru neyin yanlış olduğuna çoğu zaman biz değil, toplum karar veriyor. Kendi aklımızla değerlendirmediğimiz şeyler, alışkanlıkların, kültürün ve çevrenin etkisiyle bize dayatılıyor. Kokoreçle midyenin arasındaki fark, aslında damakta değil, zihinde ve toplumsal kabullerde oluşuyor.
İşte tam da burada felsefi soru ortaya çıkıyor: Biz gerçekten kendi yaşamımızı mı yaşıyoruz, yoksa toplumun bizim adımıza çizdiği sınırlar içinde mi var oluyoruz? Ahlâk dediğimiz şey mutlak bir hakikati mi gösteriyor, yoksa çoğu zaman çoğunluğun kabulüyle şekillenen bir uzlaşıdan mı ibaret?
Toplum elbette bir düzen ve aidiyet sağlar. Ama bazen bu düzen, bireyin kendi deneyimini, kendi aklını ve sorgulama yeteneğini ikinci plana iter. Oysa yaşamın asıl anlamı, başkasının koyduğu sınırları sorgulamakta ve kendi aklıyla seçim yapabilmektedir.
Kokoreç mi, midye mi? Belki de sorulması gereken bu değildir. Asıl soru şudur: Bizim damak tadımız, inancımız ve değerlerimiz gerçekten bize mi ait, yoksa toplumun bize bıraktığı mirası sorgulamadan mı yaşıyoruz?

Peki sen bu konuda ne düşünüyorsun? Gerçekten kendi hayatımızı mı yaşıyoruz, yoksa çoğunluğun çizdiği yolda mı ilerliyoruz? Yorumlarda buluşalım; düşüncelerini paylaşırsan çok sevinirim.





Bir Cevap Yazın