Bugün Türkiye yine kara bir haberle sarsıldı. Bolu’nun turistik kayak merkezi Kartalkaya’da bir otelde çıkan yangında, ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetti. 66 can… Belki birçoğu tatil yapmak, huzur bulmak için oradaydı. Belki kimileri aileleriyle birlikte güzel anılar biriktirmek istiyordu. Ancak o insanlar, bir otelin ihmalleri, bir sistemin eksiklikleri yüzünden sonsuza dek sustular.
Yangın başladığında itfaiyenin olay yerine ulaşması 42 kilometre uzaklık nedeniyle mümkün olmadı. Oysa her saniye, her dakika o canlar için hayat demekti. Yangın merdiveni mi? Sadece iki adet… 66 kişiye iki merdiven… Kaç kişi kurtulabilir ki? İhmaller zinciri bir kez daha kendini gösterdi. Daha da acısı, bu durum kimseyi şaşırtmadı. Çünkü Türkiye’de alıştık. Önlemler olaydan sonra alınır, denetimler faciadan sonra yapılır.
Neden her seferinde yaşanan bu trajedilere sessiz kalıyoruz? Neden “bize bir şey olmaz” rehavetine kapılıyoruz? Oysa “bize” çoktan bir şey oldu. İnsan hayatı kağıt üzerinde birkaç prosedüre sığdırılmış, ticari kaygılar can güvenliğinin önüne geçmiş durumda. Yangın tüpleri dolu mu? Merdivenler yeterli mi? Denetimler yapılmış mı? Kimin umrunda? Herkes günü kurtarma derdinde.
66 can gittikten sonra mı denetim yapacaksınız? Daha kaç acı, kaç ölüm yaşanmalı ki bu umursamazlık sona ersin?
Bir otelin eksik denetimi yüzünden kaybedilen 66 can, sadece bu olayın değil, aynı zamanda sistemin iflasının göstergesidir. İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir ülkede huzur nasıl mümkün olabilir?
Bu kadar acı yeter! İhmaller zincirinin bedelini masum insanlar ödemesin. Yetkililere sesleniyoruz: Çareyi facianın ardından değil, öncesinde bulun! İnsan hayatını gerçekten önemsediğinizi gösterin. Çünkü hiçbir tedbir, hiçbir denetim kaybedilen canları geri getiremeyecek.
Bu yazıyı yazarken içim sızlıyor. Gidenlerin ailesi, dostları, sevdikleri ne durumda kim bilir? Onlara sabır dilemek bile yetmiyor. Ama bir şey çok net: Artık bu ülke başka canları kaybetmeyi kaldıramaz. Denetimler kâğıt üzerinde değil, sahada yapılsın. İnsan hayatı için gerçek önlemler alınsın.
Bir yangın, sadece bir oteli değil; vicdanlarımızı da yakıyor. Artık yeter. Bu kadar acı yeter.




Bir Cevap Yazın