
Temmuz ayı boyunca kulağıma takılan, gönlüme dokunan ve Spotify’da “beğenilenler” listeme hızla giren şarkıları sizinle paylaşmak istedim. Kimisi sosyal medyada kimisi radyoda yakaladı beni, kimisi de eski ama benim için yepyeni bir keşifti. Kısacık notlarla işte bu ayın şarkı günlükleri:
1. Memories Cello – Ferhat Livaneli & Zülfü Livaneli

Geçen ayki müzik keşiflerimde Ferhat Livaneli ve Zülfü Livaneli‘nin ortak çalışması olam Memories kulağıma çalınmış ve oldukça sevmiştim. Şimdi aynı şarkının Çello versiyonunu oluşturmuşlar. Bu ay da kulağıma ilk giren beste bu oldu. Geçen ayki yazıda da yazdığım gibi şarkı sizi gerçekten ismi gibi hatıralara götürüyor. Kalabalık bir masada tüm kaybettiğim akrabalarımla geçmişte oturduğum sofraları çağrıştırdı. Mutlaka dinleyin. Sizi çok farklı yerlere götürüyor.
2. Chichovite Konye – Samida

Samida benim çok sevdiğim bir trio. Yerel ve folklorik müzikler icra ediyorlar. Giden aylarda da birkaç şarkılarından bahsetmiştim. Bu sefer de Bulgarca bir eseri icra etmişler. Chichovite Konye. “Amcamın Atları” demekmiş. Dozunda bir hareketli müzik ve güzel enstrüman kullanımı ile çok güzel bir eser çıkmış ortaya.
3. Senden Kıymetli (Deluxe Edition) – Gözde Ançel & Samet Aydın

Gözde Ançel ve Samet Aydın‘ı Saklı Bahçelerim adlı şarkıları ile tanıdım. Birbirine çok yakıştırdığım bir ikili. Zira düet ya da grup müzik yapan isimlerin ses tınıları birbirini tamamlamıyorsa maalesef dinletemiyor. Burada güzel bir ikili olduklarını söyleyebilirim. Ben bu Senden Kıymetli isimli şarkılarının bu versiyonunu çok beğendim. Siz de severseniz bu ikilinin şarkılarına şans verin derim.
4. İşveli Şarkı – Yunus Karabulut & Demet Çolak

Yunus Karabulut ve Demet Çolak‘ı dinleyince aklınıza tek bir düşünce geliyor. En iyi halk müziğini icra eder bu ikili. Bazı şarkılar vardır ismini görünce şans verirsiniz ya. İşveli Şarkı adını duyduğumda da tabi ki şans vermek istedim. Yarine işve yapan birini dinliyoruz şarkıda. Kısa zamanda dile dolanan nakaratı ile benim bu ayki türkü keşiflerimden biri oldu.
5. Kook – Koubeh

Kook şarkısını seslendiren Koubeh Band (ya da bazen kısaca “Koubeh”), Brooklyn, New York merkezli bir müzik kolektifi. Şarkının vokalistleri ve bestecileri İran kökenli ve grup, İran müzik geleneğini modern düzenlemelerle harmanlayan tarzda eserler üretiyor . Ben de bu şarkılarında o modernlikle geleneğin harmanlanmasını çok sevdim. Şarkıyı dinlerken dilini bilmesem de müzikal bir gösteri izliyor tadı aldım. Siz de farklı coğrafyaların müziklerini dinlemeyi seviyor kulağınızı dünyadan seslere rahatça açabiliyorsanız bu gruba ve bu şarkıya şans verin.
6. Otuzların Şarkısı – İlker Işıkçı

İlker Işıkçı ile yolum sosyal medyada üstlendiğim film kuratörlüğü sayesinde oldu. Biliyorsunuz benim az bilinen iyi filmleri paylaştığım ve içerik üreticiliğini bizzat üstlendiğim rafine filmler isimli bir Instagram sayfam var. İlker Işıkçı da bu sayfamdaki takipçilerden biri. Bir gün kendisi bana DM (Direkt Mesaj)’dan ulaşarak, kendisinin Otuzların Şarkısı adında yeni bir şarkı çıkardığını ve benim bu müziği herhangi bir paylaşımımın arka fonunda kullanıp kullanamayacağımı sordu. Ben de rafine filmleri sinema sayfasından çok sinema topluluğu olarak gördüğümden seve seve bu isteğini kabul ettim İlker Işıkçı’nın. Lâkin iş paylaşımla kalmadı benim için. Çünkü gerçekten güzel bir eser ortaya koymuş İlker Işıkçı. Bayıldım. Çok naif tam bir dinlendirici yol şarkısı. Kaç kere dinledim bilmiyorum. Yukarıda da bahsettim ya bazı şarkılar insanı alıp bir yere götürüyor diye. Gerçekten öyle.
7. Pauline – Pomplamoose

Yine kaç kere dinlediğimi bilmediğim bir şarkıdan bahsedeceğim. Pomplamoose, solisti Nataly Dawn olan ve ona çoklu-enstrümanda destek veren Jack Conte‘den oluşan ve benim her çıkardıkları albümü keyifle dinlediğim Amerikalı indie müzik ikilisi. Bu şarkısı da belirli bir ritmi takip ediyor ama zamanla siz de o ritim içerisinde kayboluyorsunuz. Pauline adlı bir kıza seslenilen bu Fransızca eseri siz de çok seveceksiniz.
8. Je Veux – Smooth Operators

Sokak sanatçısı Zaz‘ın meşhur eseri Je Veux‘u hepimiz hatırlarız sanırım. Ritz Hotel’de suit oda istemeyen, Chanel mücevheri elinin tersi ile iten sokaklarda yaşamak isteyen bir kızın hikâyesiydi. Smooth Operators bu hareketli sokak şarkısını almış kendi tarzlarında daha hafif bir şekilde okumuşlar. O kadar yakışmış ki. Bir cover (yeniden düzenleme) yapılacaksa böyle yapılmalının en güzel örneği. Bossa nova, smooth jazz eserler veren grup hafif hafif kendini dalgalara bırakan bir esere çevirmiş şarkıyı. Arka planda sessizce ilerleyen ve yormayan müzik sevenler sesi çok açmadan hafif hafif dinlesinler derim.
9. 1,2,3 Ve Tıp – Burhan Şeşen

Burhan Şeşen‘in Cnbc-e kanalında “Sesli Defterler” adlı çok güzel bir programı var. Gökçe Bahadır‘ı konuk aldığı bölümde Grup Gündoğarken‘den bağımsız 2025’te çıkarmış olduğu solo albümünden bir şarkı okudu. 1,2,3 Ve Tıp. Yıllarca hem müziğe hem tiyatroya büyük emekler vermiş bir sanat adamından da kötü bir şarkı beklenmezdi açıkcası. Ben kendisinin bir solo albümü çıkardığını da bu programında öğrendim. Bu şarkı da kısa zamanda içine aldı beni.
Yan yana yana yana
Gelmek için yanyana
Kuralları kenara atıp
Hiç konuşmadan sığınmadan laflara
1, 2, 3 ve tıp tıp tıp tıp
Şarkının girişi, yukarıda yazmış olduğum nakaratı, enstrüman kullanımları… Hepsi yerli yerinde. Böyle Grup Gündoğarken’in yavaş ve hareketli arasında giden şarkılarını seviyorsanız kesin şans verin.
10. Darıldım – Faruk Sabancı, Mela Bedel

Aşık Mahsuni Şerif‘in en nadide eserlerinden “Darıldım” bu kez Hey! Douglas tadında bizlere merhaba diyor. Türkülerin formu bozulmadan yenilenmesine sıcak bakanlardanım. Faruk Sabancı ve Mela Bedel de bu güzel türküyü modern forma sokmuşlar. Elektro müzik yapacağım diye tamamen türküden kopmamışlar. Bağlama yerine elektronik bağlamayı işin içerisine sokmuşlar. Mela Bedel normalde pop okuyan bir şarkıcı olsada bu şarkıda sesini çok başarılı bir şekilde halk ezgisine entegre edebilmiş. Türküleri yeni formlarıyla dinlemeyi seven ve o ağır havasından zaman zaman çıkmak isteyenler için bu eser geçmiş ve geleceği çok güzel harmanlıyor.
11. Geldin – Mahmut Çınar

Mahmut Çınar‘ın daha önce Dünya Gözüyle eserine denk gelmiş çok beğenmiştim. Sanırım bu sevincim algoritmalara yansımış ki bana bu sefer de Geldin şarkısını önerdi Spotify. Mahmut Çınar Ezginin Günlüğü tadında eserler veriyor. Bu şarkısının da TDK’da bir karşılığı olsa idi sanırım sokak, piknik. gökyüzü, yolculuk kelimeleri olurdu sanırım. Umut veren şarkılar diye bir liste olsa sanırım o listenin üst sıralarında yer alırdı bu şarkı.
Boş ver seninle kırlara kaçalım
Sıcak denizler aşalım
Bilmediğimiz yerlerde
Gül gibi yaşarız
Gel seninle İzmir’e kaçalım
Sıcak denizler aşalım
Bilmediğimiz yerlerde
Gül gibi yaşarız
12. Bulgur Kazanı – Telli Davul & Selen Öztürk

Anadolu düğünlerinde gitara Telli Davul derler. Grubun adını ilk duyduğumda direkt dinleme isteği doğdu hemen. Ben bu grubu Leman Sam ile yaptıkları Denize Dalmayınca şarkıları ile tanıdım. Ve o günden itibaren de hep radarımdaydılar. Türküleri modern formu ile yorumlayan Telli Davul ünlü oyuncu Selen Öztürk‘ü bu sefer solist koltuğuna oturmuş ve türkü severlerin çok iyi bildiği Bulgur Kazanı adlı türküyü yeniden yorumlamışlar. Elektro altyapısıyla, düzenlemesiyle yukarıda bahsettiğim Darıldım türküsü gibi özünü kaybetmeyen bir iş çıkmış ortaya.
13. Hikâye – Zeki Güner

Zeki Güner yıllarca besteci kimliği ile bizimle olmuş biri. Son yıllarda yavaş yavaş sesini de ön plana çıkartıyor kendisi. Kendisinin geçen aylarda Yonca Lodi ile düet yaptığı Yelkovan şarkısı ile keşfettim. Şimdi de Hikâye şarkısı çıktı karşıma. Fazla hareketli olmayan ama aşırı da yavaş olmayan kendini dinleten bir şarkı Hikâye. Meyhane ve fasıl müziklerinin evrimleşmiş hâli olarak tanımlasam sanırım yanlış olmaz. O tadı aldım ben. O ortamlarda çalınsa sırıtmayacak bir şarkı.
14. Le Vent Se Lève – Myriam Beldi

Myriam Beldi Endülüs müzikleri çalan bir Cezayirli. Le Vent Se Lève “Rüzgar Yükseliyor” demek. Şarkı gerçekten adı gibi yavaş yavaş yükselen bir şarkı. Önce yavaş başlayıp sonra hareketlenen ve sona doğru da Endülüs müziğine kayan yapasıyla harika bir eser. Bir şarkının içinde adeta batıdan doğuya seyahat ediyorsunuz. Myriam Beldi’nin sesi de bu seyahata eşlik edince ortaya dinlemesi çok keyifli bir eser çıkmış.
15. Hosszú Volt A Nyár – Pankastic!

Benim gibi jazz müziğini özellikle hareketli jazz müziklerine aşıksanız Hosszú Volt A Nyár / Yaz Uzundu tam size göre. Harika bir grup harika bir eser. Şarkı yaz uzundu manasına geliyor ama siz daha da uzasın istiyorsunuz. Solistiyle arka vokalleriyle, piyanonun şarkıya harika bir şekilde dahil olmasıyla kusursuz bir eser. Eski New York sokaklarında gezintiye çıkmak istiyorsanız Pankastic!‘in bu şarkısını es geçmeyin.
16. Pervane – Tanıl

Tanıl‘ın Pervane şarkısı ve bu şarkının yer aldığı albüm 2019’un ikinci yarısında çıkmış ama ben yeni keşfettim.
Ben delikanlı gönlümce
Sevdim mi deli gibi ömrümce
Sen bana bir pas hadi ver bakalım
Bu kışı da yazına da bağlayalım
Hareketli kıpır kıpır bir yaz şarkısı arıyorsanız doğru adrestesiniz. Tanıl şarkıda dediği gibi kışı yaza bağlıyor gerçekten bu şarkıda.
17. Bu Son Olacak – Tuğba Yurt

Tuğba Yurt yeni şarkıcılarımızdan olsa da kısa zamanda kendini kabul ettirmiş bir ses. Bu Son Olacak isimli şarkısı da hafif bir ezgi. Betül Demir‘in Geceye Tiryaki adlı güzel bir şarkısı var. Bu şarkının da bazı yerleri onu andırdı. Ama genel itibariyle güzel bir hafif sözlü müzik.
18. Ladaniva – Jako

Ladaniva 2019 yılında Fransa’da kurulan Fransız-Ermeni Dünya müziği ikilisidir. Jako adlı bu şarkıları da 2024 Eurovision şarkı yarışmasında Ermenistan adına katıldıkları şarkıymış. Hint filmleri müzikleri tadında temposu hiç düşmeyen yerel bir tını. Bazı yerlerinde zurna ile yılanı çıkartan bazı yerlerinde de Bollywood sahnelerinde gezdiren bu şarkı yaz vakti güzel gidiyor.
Bana diyorlar ki, ‘Jako, terbiyeli ol’
“Fazla konuşma, çok da sessiz kalma”
“Üstünü giyin, şuranı aç, buranı kapat ve kız gibi davran!”
Ben hür bir kızım, ben dans edeceğim ve sen ise beni izleyeceksin!”
19. Ne Güzeldik Oysa Biz – Aysuda Ülkü Zeren

Ne Güzeldik Oysa Biz. Bu şarkıyı ilk Mary Jane grubundan dinlemiş oldukça beğenmiştim. Türkiye’nin 80’ler ikliminden Kızıl Ekim’e kadar bol göndermeli şarkıyı bu kez bestecisi okumuş. Mary Jane’e göre biraz daha şiire yakın bir okuma tercih eden Aysuda Ülkü Zeren‘in bu şarkısı dinledikçe daha da güzelleşen nadir şarkılardan.
Bu cenkin galibi kim
Kim Mayıs kim Kızıl Ekim
Çok kan aktı netekim
Ne güzeldik oysa bizKoynuna veda ettim
Huzuru feda ettim
Tüm vebali kabul ettim
Ne güzeldik oysa biz
20. La Veillée – Yann Tiersen

Yann Tiersen meşhur Amélie filminin o çok sevilen melodilerine imza atmış bir isim. 2001’deki Amélie filminden sonra da 2005’te Les Restrouvailles adlı bir albümü var. Ben buradan bir kaç şarkı dinlemiştim ama bu şarkısına denk gelmemiştim. Amélie filmi müziklerine en yakın eser La Veillée. Yine çok güzel bir akordiyon eşlik ediyor. Adeta bir balodayız hissiyatı var eserde. Böyle başarılı enstrümantal müziklere aç kalmışız cidden. Çok iyi geldi.
21. Sözünde Durmadın – Bengü

Bengü 2000’lerin başında Türk pop müziğine giriş yapmış bir isim. O dönemden bu döneme kadar her albümünde de eli yüzü düzgün şarkılar bulmak mümkün. Bu yaza da güzel bir albüm ile giriş yapmış. Altın Çağ isimli bu albümünün güzel şarkılarından Sözünde Durmadın da ilk dinlediğimden itibaren beni içine alan kıpır kıpır bir şarkı. Şarkıları dinlerken enstrümanlara da dikkat eden biri olarak trompetin bu şarkıya aşırı yakıştığını da söylemeden geçemeyeceğim. Yazın geldiğini bize hatırlatan şarkılardan biri de Bengü’nün Sözünde Durmadın isimli bu eseri.
22. Göçmen Kızı – Ülkü Hilal Çiftçi

Ülkü Hilal Çiftçi son dönemde bir çok dizi ve filmde yer almış genç bir aktris. Kendisinin Bülent Emin Yarar ve Yetkin Dikinciler ile birlikte yer aldığı henüz izleme fırsatı bulmadığım Kayıp Kamyon adlı bir filmi var. O filmin müziklerinin yer aldığı albümde Ülkü Hilal Çiftçi de hepimizin bildiği Göçmen Kızı adlı türküyü okumuş. Sesi çok güzel. Türkünün duygusunu çok güzel yansıtıyor. Oyuncuların müziğe de olan yatkınlıklarının güzel örneklerinden.
23. Anatoli – Vangelis Trigas & Panagiotis Stergiou

Bolca buzuki ezgisi bolca Ege Denizi bolca Yunan Adaları… Bu müzikler artık gerçekten oraları çağrıştırmıyor bizleri oralara götürüyor. Anatoli / Anadolu adını verdikleri bu enstrümantal eser buziki ve piyanonun enfes uyumu. Vangelis Trigas ve Panagiotis Stergiou güzel bir işe imza atmışlar.
24. Roses – Jenna Raine

Ooh, bütün güllerimi öldürme
Çünkü daha yeni büyümeye başladım.
Şarkıya böyle bir giriş yapılır mı? Kalbinden vuruyor cidden sözler. Sözleri böyle hüzünlü başlasa da durumu toparlıyor şarkı
Güneşin yüzüme vurduğunu hissediyorum
Kuşlar şarkı söylüyor.
Jenna Raine benim ilk kez sesini dinleme şansına eriştiğim bir isim. Roses şarkısında da Rosa Linn’in Snap şarkısı tadı alınca bırakamadım. Çoşkulu bir şarkı arıyorsanız bu şarkı tam size göre.
25. Mandira Hijaz – Nai Barghouti & Metropole Orkest

Nar Barghouti çok güzel bir sese sahip olmakla birlikte nefesli çalgılar da çalabilen Filistinli bir şarkıcı. Andrei Tarkovsky‘nin müthiş bir sözü var: “Dünya mükemmel olmadığı için sanat var.” Bugün Filistin halkı büyük acılar çekiyor, binlerce insan aç susuz. Bir halk yok edilmeye çalışılıyor ama unutulmaması gereken bir şey var ki o da halkı yok etseniz de o ülke müzikleriyle, kitaplarıyla ve sanatıyla her daim yaşar. Nar Bargouti’nin bir zamanlar ülkemize de gelmiş ve Candan Erçetin ile bir konser vermiş Hollanda merkezli bir caz ve pop orkestrası Metropole ile yaptığı Mandira Hijaz adlı bu ortak çalışma Ortadoğu ezgilerini her bir sözünde hissettiriyor. Acapella müziğine de göz kırpan bu eser Nai Barghouti’nin büyülü sesiyle bize her şeye rağmen dedirtebiliyor. Umarım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” olur.
26. Fikrimin İnce Gülü – Dedublüman & Çağrı Çelik

Dedublüman, bir kişinin aynı anda aynı yerde iki farklı bedene sahip olması demek. Bu grupla da tanışmam kelime etimolojilerini araştırmaya olan ilgimden dolayı oldu aslında. İlk olarak Aleyna Tilki ile yaptıkları Sana Güvenmiyorum adlı şarkıları kulağıma giriş yapmıştı. Şimdi de Türk sanat müziğinin eşsiz ederlerinden Fikrimin İnce Gülü adlı eseri yorumlamışlar. Kendi türleri olan alternatif rock tadında bir Fikrimin İnce Gülü hiç fena olmamış. Siz de klasik şarkıların rock müziği ile yeniden evrilmesini seviyorsanız kaçırmayın.
27. Funda Bozkurt – Sarılınca Sana

Rahmetli amca İlhan Şeşen‘in klibinde Lale Mansur‘un oynadığı hepimizin hafızalarında kısa zamanda yer alan şarkısı Sarılınca Sana, Funda Bozkurt tarafından yeniden yorumlanmış. Bu şarkıya kim hareketli de okunabilir fikrini verdiyse kutlarım. Harika bir iş çıkmış ortaya. Yandan yandan bir elektro müzik havası da katılmış. 2022’de çıkmış bu eser de benim yeni keşiflerimden oldu.
28. Les Deux Guitares (Tzigane Russe) – Les Yeux Noirs

İki Çingene Gitarı olarak çevirebileceğimiz Les Deux Guitares harika sözlere sahip bir şarkı. Aslında çok eski bir şarkıymış ama ben yeni işittim. Les Yeux Noirs adlı grubun seslendirdiği şarkı sona doğru hızlanan yapısı ile şarkıdan sizi bir an olsun koparmıyor.
Çal çingene, benim için çal
Daha coşkulu çal
İçimde konuşan o sesi
Bastırmak için çal
Sanırım bir şarkıda çingene kültürüne dokunuyorsanız o şarkı her zaman dinleyicide karşılık buluyor diye düşünüyorum.
29. Blueberry Fields – Alfredo Rodriguez

Alfredo Rodriguez Havana doğumlu bir piyanist. Genelde de şarkılarında müziğin eğlenceli kısımlarına odaklanan piyanistlerdenmiş. Bunu sadece doğduğu yer olan Küba ile değil, eserlerinde de görmek mümkün. Yaban Mersini Tarlaları / Blueberry Fields adlı bu eserinde de piyanonun bir ucundan diğerine gittiğini hissedebiliyorsunuz. “Piyanodan eğlence çıkarılabilir mi?” diye düşünüyorsanız bu şarkıyı dinledikten sonra kararınız değişecek.
30. Aşiyan – Afra & Sefo

Son dönemde trap müzik ile arabesk müziği çiftleştirdikleri benim müzik zevkime uymayan trabesk müzik dedikleri yeni bir müzik türü var. İşte bu müzik türünden bir şarkı keşfettim bu ay. Aşiyan isimli bu şarkıda Sefo ile Afra düet yapmışlar. Sefo kısımlarına çok ısınamadığımı söyleyebilirim ama Afra’nın okuduğu kısımlar bu şarkının bu ayki müzik radarıma girmesine neden oldu diyebilirim. Kısa zamanda dile dolanan yapısı ile sevmediğim bir müzik türü bana göz kırptı bu ay.
31. Karaoğlan – Zelişah & Mustafa

Zelişah ve Mustafa sözü kime ait olduğu bilinmeyen anonim bir halk ezgisi ile bu ayki keşiflerime hızlı giriş yapan ikili oldular. Hafif de bir atışma tadındaki Karaoğlan adlı şarkıları kaşık kullanımıyla, bağlama kullanımı ile kısa zamanda tekrar tekrar dinlettiriyor.
Kız: Karaoğlan Karaoğlan
Ben de tatlı diller var ondan mı seversin senOğlan: Yok yok hanım kız. Yok Yok hanım kız
Ah bilemiyom derdim ne?Kız: İlahi Karaoğlan
Oğlan: Ben karayım da sen ak mısın?
32. Yine Severiz – Gökçe Kasacı

Gökçe Kasacı sözü bestesi kendine ait olan Yine Severiz adlı duygusal parçasıyla bu ayki keşiflerimden biri oldu. Dilhan Şeşen’in Şeker şarkısı tadında çok yormayan biraz da İskandinavya’nın hafif şarkılarını andıran ritmiyle kısa zamanda dinleyiciyi şarkının içine alıyor. Sözleri de çok güzel. Zira şarkıda ayrılmış bir çifti anlatırken, Gökçe Kasacı “acele etme yine severiz” diye çağrı yapıyor. Ne kadar güzel.
33. Safsata – Seren Akıska

Ben Türk pop müziğine geleneksel Türk enstrümanlarıyla modern dokunuş yapan şarkıcıları seviyorum. Seren Akıska’nın Safsata şarkısında da bunu görmek mümkün. Hareketli bir şarkı Safsata. İnsanların söylediklerine aldırma mavi mavi denizlerde gel dans edelim diyor Seren Akıska.
34. Ya Raich – Marrakesh Express

Son yirmi yılın en iyi şarkıları diye bir liste hazırlansa hiç şüphesiz Rashid Taha’nın Khaled ile okuduğu Ya Rayah şarkısı bu listeye girer. Hepimizin bildiği bu Arap ezgisini bu kez daha hafif tonda Marrakesh Express adlı grup seslendirmiş. Yavaş yavaş akan bir geri fon müziği arıyorsanız bu şarkı tam size göre.
35. Yordun Da – Onur Tuna

Bu ay Netflix’te Geleceğe Mektuplar adlı güzel bir Türk dizisi izledim. Bu dizi çöplüğünde eli yüzü tutulur bir diziydi. Bu 8 bölümlük mini dizinin başrol oyuncularından biri de Onur Tunaydı. Dizide oyunculuğunun yanında hobi olarak müzikle uğraşan Tuna’nın Temmuz ayında çıkmış bir şarkısına yer vermişler. Onur Tuna aslında müziği hobi olarak yapsa da bence müzikleri de çok kaliteli. Ben geçmişte de bir kaç şarkısını dinlemiş beğenmiştim. Kimi zaman alternatif rock kimi zaman duygusal bir şarkı yapan Tuna’nın Yordun Da şarkısı dizinin ilgili kareleriyle de çok güzel uyum sağlamış. Güzel bir gün batımı şarkısı olmuş. Kulak verin derim.
36. Can Temiz – İstanbul’un Bütün Güzel Çocukları

Yine aynı diziden, Geleceğe Mektuplar’dan keşfettiğim bir şarkı daha. İstanbul’un Bütün Güzel Çocukları. Duman grubunu sevenlerdenseniz ama daha bağırmadan alçak bir tonda bir Duman istiyorsanız bu şarkı tam size göre. Ben başta bu şarkıyı dizi için yapılmış sandım ama Shazam uygulamasından hangi şarkı bu diye aratırken Can Temiz’in bu şarkısının yer aldığı albümün 2022’de çıktığını öğrendim. Biraz daha duygusal bir Duman dinlemek isterseniz Can Temiz’in bu şarkısı çok güzel.
37. Affetmen – Nurettin Çolak & Duygu Yıldırım

Kafa Radyo’da Bedia Ceylan Güzelce’nin hafta içi her gün 10:00’da Kültür Sanat Kafası adlı güzel bir programı var. Kültür Sanat dışında hayata dair de çıkarımların olduğu programın sıkı dinleyicilerindenim. Bu şarkıyı da bu programda Bedia hanımın es verdiği anlardan birinde duydum. Nurettin Çolak ve Duygu Yıldırım‘ın ortak çalışması Affetmem. Yine trabesk müziğe benzer türde bir şarkı. Kısa zamanda sizi içerisine çekmeyi başaran bu şarkı da solist koltuğunda Duygu Yıldırım oturuyor.
38. Herkes Gider Mi – Cem Adrian

Yine Geleceğe Mektuplar dizisinden keşfettiğim bir şarkı. Cem Adrian sesini kabul ettirmiş sanatçılarımızdan. Kendisinin 2020’nin sonunda çıkardığı albümünden Herkes Gider Mi?. Kendisine bu şarkıda uzun süredir sesine hasret kaldığımız Aylin Aslım eşlik ediyor.
39. Söylese O Ben Söyleyemem – Mabel Matiz

Ben Mabel Matiz‘i daha bu kadar ünlü olmadan keşfedenlerdenim. 2012’nin hem başında hem sonunda iki albüm çıkararak hızlı bir giriş yapmıştı. İlk albümünde de Arafta şarkısına bayılmış, ikinci sıraya da Söylese O Ben Söyleyemem adlı şarkısını koymuştum. Mabel Matiz şimdi yeni çıkan Aklı Selim albümünde kariyerinde iz bırakmış şarkıları farklı altyapılarla bir araya getiriyor. İşte bu albümde ilk albümünde de yer alan Söylese O Ben Söyleyemem adlı şarkıya da yer vermiş hatta bununla da kalmayıp Göksel ile de düet yapmış. Çok orient bir tarzda çok hoş bir yeniden düzenleme olmuş diyebilirim. Ayın son gününde keşfettiğim bu şarkı Mabel’in ilk albümünden olsa da yeniden kendini dinletmeyi başarıyor. Sanırım bazı şarkıların bazen kendini hatırlatması gerekiyor.
Ben yanarım
Küllerini savurur içimdeki köz
Sönse de gün ay, ben sönememDilde mühür
Yollara sürülür ah içimdeki söz
Söylese o ben söyleyemem
Sevdiğimi
Benim Temmuz ayı keşiflerim böyleydi. Listeyi aşağıya bırakıyorum. Belki siz de aralarında kendinize bir favori çıkarırsınız. Yorumlarınızı merakla bekliyorum!
Geçmiş aylardaki keşiflerim için müzik kategorisine göz atabilirsiniz.
Müzikle kalın! 🎶🎶




Bir Cevap Yazın