Bugün HBO Max’te ilk bölümü yayınlanan Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi dizisinin ilk bölümünü izledim. Açıkçası ilk bölüm bende tam anlamıyla büyük bir tatmin duygusu yaratmasa da, dizinin kurduğu temel ve ileride vaat ettikleri merak uyandırıcı görünüyor.

Dizi, boşanmış bir kadının hayatındaki değişimleri ve yeniden kurmaya çalıştığı düzeni konu alıyor gibi görünüyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Mira karakterine Nehir Erdoğan, Polat karakterine ise Yiğit Özşener hayat veriyor. İkilinin birlikte yer aldığı bir projeyi uzun zamandır görmemiştik. En son 2012 yılında yayınlanan ve Berkun Oya’nın çok başarılı işlerinden biri olan Son dizisinde birlikte oynamışlardı. Bu açıdan bakınca, iki oyuncuyu yeniden bir arada görmek dizinin dikkat çekici taraflarından biri.

İlk bölümden yola çıkarak dizinin temel dinamiğinin iki zıt karakterin ilişkisi üzerine kurulacağını söylemek mümkün. Mira ve Polat karakterleri oldukça farklı dünyalara sahip görünüyor ve hikâye ilerledikçe bu iki karakterin yakınlaşmasını izleyeceğiz gibi duruyor. Bu da diziyi, zıt kutupların birbirini çektiği romantik komedi anlatılarının yeni halkalarından biri haline getiriyor.
Dizi, BKM imzası taşıyor. Hem senarist hem de yönetmen koltuğunda Meltem Bozoflu oturuyor. Bozoflu daha önce BKM’nin Güldür Güldür, Dedemin Fişi ve Cici Babam gibi yapımlarında da yönetmen olarak görev almıştı. Ayrıca Ata Demirer’in sevilen filmi Eyvah Eyvah’ta da yardımcı yönetmenlik yapmıştı.
İlk bölümün benim açımdan en dikkat çekici tarafı ise yan karakterler oldu. Özellikle kahve makinesi sahnesi oldukça eğlenceliydi. Eğer senaryoda bu tür küçük ama etkili anlara daha fazla yer verilirse dizinin komedi tarafı oldukça güçlü bir çizgi yakalayabilir. Nakliyeci ile yaşanan kahve sahnesi diyalogları ve apartmandaki komşu teyze ile yapılan sohbet de ilk bölümün akılda kalan anları arasındaydı.

Hatta ilk bölüm için şunu söylemek mümkün: Yan karakterler, performans olarak zaman zaman ana karakterlerin önüne geçmeyi başardı. Bu durum ilerleyen bölümlerde nasıl dengelenecek, hikâye ana karakterler üzerinden nasıl derinleşecek görmek ilginç olacak.
Ayrıca dizinin müzik seçimlerini de oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim. Özellikle Peyk’in Yasin Soyöz ile yaptığı Derdini Bul parçasını dizide duymak çok hoş bir sürpriz oldu; rahmetli İrfan Alış’ın sesini yeniden duymak da ayrıca etkileyiciydi. İlk bölümde yer alan Elif Yakarçelik’in Kafam Karışık şarkısı da sahnelerin ruhuna iyi eşlik eden parçalardan biriydi. Genel olarak bakınca dizinin müzik tercihleri ilk bölüm için oldukça yerinde görünüyor.
Genel olarak ilk bölüm, daha çok dizinin dünyasını ve ana çatısını kurmaya odaklanan bir giriş bölümü gibi hissettirdi. Ben dizilere genelde bu gözle bakıyorum; ilk bölüm çoğu zaman “Bu dizi nasıl bir yol izleyecek?” sorusunun cevabını vermeye çalışan bir çerçeve oluyor.

Mira: Her Şey Yolundaymış Gibi için de durum biraz böyle. İlk bölüm büyük bir zirve noktası sunmasa da, hikâyenin açıldıkça bizi nerelere götüreceğini merak ettiriyor. Bu yüzden ben şimdilik dizinin diğer bölümlerine de şans vermeyi düşünüyorum.




Bir Cevap Yazın