
Haziran ayı boyunca kulağıma takılan, gönlüme dokunan ve Spotify’da “beğenilenler” listeme hızla giren şarkıları sizinle paylaşmak istedim. Kimisi sosyal medyada kimisi radyoda yakaladı beni, kimisi de eski ama benim için yepyeni bir keşifti. Kısacık notlarla işte bu ayın şarkı günlükleri:
1. Güzel İzmir – Paragraf

Haziran ayının ilk keşfi aslında bir şarkı ile birlikte bir de grup oldu. Paragraf. Paragraf grubu gitar, buziki ve vokalde Evrim Ateşler‘in, keman ve viyolada Burak Şenışık‘ın, tanbur lavta ve udda da Halil İbrahim Yüksel‘in yer aldığı trio bir grup. Anadolu tadında modern şarkılar yorumluyorlar. Güzel İzmir şarkısı da bunlardan bir tanesi. Enstrüman kullanımıyla, sözleriyle sizi alıp İzmir’e götüren ve yormayan bir şarkı. Eşref Vakti gibi grupları seviyorsanız Paragraf grubunun tüm şarkılarına kulak verin derim.
2. Bahar – Zeynep Arıkan

Genelde bir şarkı keşfederken hep bir şarkıcı keşfediyoruz diyoruz ya aslında işin özünde bir ses keşfediyoruz. Benim bu ayki keşiflerim içerisinde sesine denk geldiğim için mutlu olduğum şarkıcılardan biri oldu Zeynep Arıkan. Oldukça duru ve yumuşak bir sese sahip Arıkan için albümüne verdiği isimdeki gibi denizden gelen bir sesi var desem sanırım yanılmış olmam. Zeynep hanımın Denizden Gelen Şarkılar albümünden Bahar şarkısı da beni hemen içine aldı. Sanırım ben geçen ay yazın bir türlü gelmemesi üzerine yeni aya da daha hafif şarkılarla başlamışım.
3. Hey, Soul Sister – Train

Train, Pat Monahan, Espen Lind ve Amund Bjorklandden oluşan Amerikan rock grubu. Hey, Ruh Kardeşim adını verdikleri şarkıları da baştan sona kendini dinleten ve her satırında dinleyiciyi diri tutan bir eser. “Rujunun lekesi beynimin sol tarafında kalmış” gibi enteresan sözlere sahip şarkı benim gibi rock müzik severleri yakalamayı başarıyor.
4. Karma Chameleon – Culture Club

1983 yapımı “Karma Chameleon” şarkısı benim bu ayki en farklı keşiflerimden biri oldu. Culture Club‘ın bu şarkısını ben yıllar sonra ortaya çıkan yeniden düzenlenmiş hâli sayesinde keşfetmiş oldum. Hep diyorum ya şarkı isterse taş devrinde yapılmış olsun, ben ilk kez duyuyorsam benim için yenidir diye. Bu şarkı da öyle oldu. İçinde “bukalemun” geçen sözlere sahip bir şarkı da söz anlamında fazla mantık aramayıp şarkının ritmine kendinizi bıraktığınızda hoş bir şarkı sizi kucaklıyor. Abba gibi grupların ezgilerini sevenler için Culture Club benzer tatlar bırakıyor.
5. Buzlu Cam – Burak

“Biz aşkı yazdık buzlu bir cama/ Silindi sonra kaldı yaralar.” nakaratı ile kısa zamanda dile dolanan bir şarkıyla yaza merhaba demiş Buray benim için tam Mayısta henüz giriş yapmayan, Haziranda yavaş yavaş yüzünü gösteren yaza geçiş şarkısı oldu diyebilirim. Kıbrıslı şarkıcı Buray benim genel olarak albümlerini severek dinlediğim ve yeni jenerasyon içerisinde sevdiğim seslerden biri. Kıbrıs şivesi seçtiği şarkılarla çok güzel uyum yakalıyor ve hiç sırıtmıyor. Siz de ruhen henüz yaza girmediyseniz Buzlu Cam’a şans verin.
6. Rüyalar Güzeli – Sıla

Sıla benim hem söz yazarı kimliğiyle hem de sesiyle çok beğendiğim şarkıcılardan biri. Sahnesini de her zaman beğenmişimdir. Sıla bu sefer balkan esintili bir şarkı yazmış. Rüyalar Güzeli. “Zeytin dalı kesmedi mi?/ Ne kormuş be, sönmedi mi? / Sal ipini derdinin / Şu yüzün bi’ gülmedi.” diyor Sıla sözü kendisine ait olan şarkıda. Bu sözlere balkanlar temalı müzikler de eşlik edince ortaya dinlemekten keyif alınacak bir eser çıkmış.
7. Yelkovan – Zeki Güner & Yonca Lodi

Zeki Güner son dönemin önemli besteci ve söz yazarlarından. Her söz yazarı gibi o da son dönemlerde proje albümlerine imza atıyor. Bunlardan biri de Yonca Lodi ile 2022’de yaptıkları düet çalışması Yelkovan. Sözleriyle düzenlemesiyle kısa zamanda kendini dinlettiren şarkı düzenlenmesi esnasında titiz çalışılmış bir eser. Dikkatli dinleyince arka plandaki remixleri, enstrümanları duyabiliyor ve ince işçiliği görebiliyorsunuz. Yer yer yavaş ilerleyen yer yer hareketlenen yapısıyla Yelkovan’ı ben çok sevdim.
8. Düşe Kalka- Maderzat

Maderzat grubunun ilk gördüğümde grup adı dikkatimi çekti. Kelimelerin etimolojisine de ilgi duyan biri olarak hemen araştırdığımda Maderzat kelimesinin “anadan doğma” olduğunu öğrendim. Maderzat kendilerini rock, pop ve arabesk türüne koysa da ben “Düşe Kalka” şarkılarında Ska müziği havası aldım. Ska müziği 1950’lerde Jamaika’da ortaya çıkmış bir müzik türü. Bizim ülkemizde bilinirliliği Athena grubu sayesinde oldu. Athena seven biri olarak bu şarkı da kısa zamanda beğenilerim arasında yer aldı.
9. I Fili Mou Haramata- Haris Alexiou

Ben Yunan ezgilerine bayılıyorum. Karşı kıyı ile ortak kültürümüzden midir bilinmez hep yakın hisler besledim bu ezgiler için ben. Haris Alexiou da bu ortak kültüre hizmet edenlerden. I Fili Mou Haramata da benim Alexiou’nun yeni keşfettiğim bir şarkısı oldu. Bilmediğim dillerdeki şarkıların sözlerine de meraklı biri olarak ufak bir araştırmadan sonra “Sabah Öpücüğüm” olduğunu anladığım şarkı “kollarımda seni tutamazken çevremde bunca aşkla ne yapıyorum” gibi sözlerini keşfedince ve anlamını bilerek dinleyince lezzeti iki katına çıkan bir şarkı. Siz de bu tür ortak Ege melodilerinden hoşlanıyorsanız bu şarkıya şans verin.
10. Kış Kış – Serdar Ortaç

Yabancıların bir sözü var. Yazın geldiğini 4 “S” ile anlarsınız: Sea, Sand, Sun ve Serdar Ortaç diye:)) Tabi ki şaka yapıyorum. Ama benim için yıllardır yazın gelmesi eşittir Serdar Ortaç’ın albüm yapması. Bu yazı da boş geçmemiş Serdar Ortaç. Yaz vakti Kış Kış diye şarkı yapması ne alâka diyebilirsiniz. Şarkıyı dinleyince her şey netlik kazanıyor. “Bunların her biri aç kötü kurtlar uyma sen onlara kış kış kış./Arkadan iş çeviren kötü ruhlar bizi birbirimize kırdırmış.” diyor kafiye üstadı. Yine bildiğimiz hareketli Ortaç şarkılarından Kış Kış. Eski popçulardan kim kaldı ki. Geçen YouTube da Serdar Ortaç’ın şarkısının altına biri şu yorumu yapmış:
Poşet dedin paralı oldu. Mikrop dedin, korona geldi. Mesafe dedin, sosyal mesafe koyduk. Okumakla adam olmuyor yazdın, üniversiteliler işsiz. Yaz yağmuru dedin, küresel ısınma başladı. Filozof gibi adammışsın keşke dinleseydik seni.
Bu sefer de Kış Kış diyor Ortaç. Hayırlısı diyelim.
11. Geçsin Yıllar – Oğuzhan Koç & Merve Özbey

Geçsin Yıllar şarkısını insanlar eski resimlerinden yeni resimlerine geçiş yaptıkları videolarının arkasına koyduklarında keşfettim. Yani sosyal medya keşfi oldu diyebilirim. Oğuzhan Koç’un besteci kimliğini sevenlerdenim. Son dönemde de müziğe ağırlık veriyor. Bu şarkıda da Merve Özbey ile düet yapıyor. Başta iki farklı ses nasıl olacak diye düşünürken ikisinin de sesi çok yakışmış bu parçaya. Muazzam bir düet olmuş. Şarkı aslında Mayıs ayında çıkmış hatta Haziran da herkes tüketmiş ama benim için yeni bir keşif oldu. Arabeskvari bir girişi var şarkının nakaratı da oldukça hoş. Merve Özbey de benim son dönemde sevdiğim seslerden olunca keyifle dinlediğim bir şarkı oldu Haziran ayında. Pop fantezi müzik karışımı bir şarkı olmuş.
12. Derde Aşık Olmuşuz – Gökhan Tepe

Yazın gelmesi ile birlikte yerli şarkıcılarımız da peş peşe şarkı çıkarır oldular. Bunlardan biri de Gökhan Tepe. Tepe’ye her dönem güzel şarkılara imza attığı ve “Pantolonunu sevdim/ Çıkar onu bebeğim/ Hadi gel bize gidelim.” adlı şarkısını çok çabuk unutturduğu için müteşekkirim:)) Tepe bu yaza da hareketli bir tekli ile merhaba diyor. Derde Aşık Olmuşuz şarkıcının güzel bir altyapı ile bize sunduğu hareketli bir eser. “Hayat bir masal biz bir varmışız yokmuşuz” diye tamamladığı şarkısı kısa zamanda dinleyenin diline pelesenk oluyor.
13. Yara Bandı – Kendimden Hallice

Oldum olası alternatif rock gruplarını çok severim. Kendimden Hallice de benim yeni keşfettiğim ve beğendiğim bir grup oldu. Yara Bandı adlı şarkıları da “Kaç defa ölünüyor ki sevince”, “Bölünüyorum kendime” gibi güzel sözlere sahip bir slow rock.
14. Isfahan’da Bir Kuyu Var – Selin Yücesoy

Selin Yücesoy benim Nisan ayında keşfettiğim ve daha sonra tüm şarkılarına göz gezdirmek için can attığım yorumculardan biriydi. Kendisini bu ay detaylı keşfetmeye başladığımda kendisine Erhan Bayram, Asineth Fotini Kokkala, Nikos Papageorgiou‘nun enstrümanlarıyla eşlik etttiği eşsiz bir eser ile karşılaştım. Isfahan’da Bir Kuyu Var. Selin hanımın sesine, enstrümanların şarkıyı yormayan dokunuşuna hayran kalmamak elde değil. Kendisinin Saklı adlı albümünde yer alan “Dün Gece Saz Meclisine Neden Gelmedin” adlı şarkısı benim Nisan ayındaki keşiflerimde yer almıştı. Yine aynı albümden “Dünyaya Geldim Gülmek İçin” adlı şarkısına da mutlaka şans verin. Kısaca Selin hanımın duru sesine hepinizi davet ediyorum. Dede Efendiler dönemi müziklerini seviyorsanız ve ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız Isfahan’da Bir Kuyu Var tam aradığınız şarkı.
15. Celos, Tangos – Las Migas

Ensemble adı verilen topluluk diye çevirebileceğimiz bir kısım insanın bir araya geldiği ve müzik icra ettikleri müziklere ve şarkılara bayılıyorum. Las Migas topluluğundan keşfettiğim Celos – Tangos da Haziran ayının en güzel keşiflerinden biri oldu benim için. Las Migas , 2004 yılında Barselona’da dört genç kadın tarafından kurulan İspanyol popüler müzik dörtlüsü. Grup İspanya çıkışlı olunca Kastanyet ve flamenko ezgileri de eksik olmuyor. Zaten albümün adı da Flamencas. Gırtlaktan gelen seslerin gitar ile harika buluşması ortaya dinleyiciyi her dakika diri tutan bir şarkı çıkarmış.
16. Apefasisa Pouli Mou – Maria Simoglou Ensemble

Yine bir topluluk keşfi ile karşınızdayım. Bu sefer komşudan. Öncülüğünü Maria Simoglou’nun yaptığı bir topluluk. Maria Simoglou farklı müzik tarzlarında, ses tekniklerinde uzman çok yönlü bir şarkıcı. Uluslararası müzik ve tiyatro sahnesinde 20 yıldan fazla çalışma göstermiş, Selanik Ulusal Devlet Konservatuvarı’nda çalışmış, Berlin müzik akademisinde de şarkı/müzik- tiyatro dalında çalışmalar yapmış bir isim. Simoglou topluluğu ile 2015’te Minore Manes/Rebetika Songs of Smyrna adını verdikleri İzmir Rebetika Şarkıları diye çevirebileceğimiz çok güzel bir albüme imza atmış. Adından da anlaşılacağı gibi İzmir, Ege ve bu coğrafyaların şarkıları mübadele zamanını da dikkate alırsak birbiri ile alışveriş hâlinde olmuş her dönem. Ortak kültür şarkılara da yansıyor hâliyle. Bu yüzden belki de bu şarkılar bu kadar geçebiliyor bize. Bu yüzden belki de albümde yer alan şarkılardan Apofasisa Pouli Mou isimli şarkı da benim Haziran keşiflerime hızlı giriş yaptı. Bu şarkı aslında bazı kaynaklarca 1903 yılında doğduğu söylenen Rita Abatzi tarafından yıllar yıllar önce okunmuş. Rita Abatzi Osmanlı döneminde o dönem Aydın iline bağlı olan İzmir’de doğmuş bir sanatçı. Rita Abatzi’den yıllar önce dinlediğimiz bu şarkı Maria Simoglou tarafından yeniden düzenlenmiş. Şarkının önüne geçmeyen enstrüman kullanımı, Maria Simoglou’nun duru sesi sizi kısa zamanda geçmişe götürecek.
17. Buleria del Corazon – San De La Frontera

Ben enstrümantal eserleri de çok seviyorum. İcra eden sanatçılarda şarkıcılar kadar kıymetli. Bu ay tanıştığım eserlerden biri de enstrümantal bir eser oldu. Son De La Frontera‘nın Buleria del Corazon şarkısı. Endülüs müziğini iliklerinize kadar işleten, yer yer flamenco ezgileri ile sizi yükselten ve her dakika sizi melodilerle birlikte raks ettiren altı dakika yirmi yedi saniyelik bir resital. Buleria del Corazon, kastanyetler, topuklu ayakkabılar ve şahane ezgilerle Endülüs çingene müziğinin en güzel örneklerinden.
18. He Is Without His Guns – Marisa Anderson

Marisa Anderson, Portland, Oregon’da yaşayan Amerikalı bir gitarist ve besteci. Bu enstrümantal eserini dinledikten sonra ufak bir araştırma yaptıktan sonra kendisinin Amerikan ilkel gitarını Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın geri kalanından çeşitli türlerle karıştırmasıyla ve büyük ölçüde doğaçlama besteleriyle tanındığını öğreniyorum. He is Without His Guns, Anderson’un Into The Light adını verdiği 2016’nın ikinci yarısında çıkan albümünden. Çok hoş bir parça ve hafif hafif sizi yormadan ilerleyen dinlendirici bir müzik. Bu ay kitap okurken geri fonda çalan ezgilerin başında geldi bu şarkı.
19. Dünyaya Geldim Gülmek İçin – Selin Yücesoy

Selin Yücesoy‘un Saklı adlı albümünü oldukça beğendiğimi yukarıda ve geçmiş aylardaki keşiflerimde sıkça bahsetmiştim. Selin Yücesoy’un yine aynı albümden muazzam bir eseri var. Dünyaya Geldim Gülmek İçin. Bestesi Kemâni Serkis Efendiye ait bu segah sirto türündeki eser, Selin hanımın sesine çok yakışmış. Hep diyorum ya şarkı söylemek kadar sesine giden şarkıyı seçmek de önemli diye. Albümün tamamını dinlediğinizde neden bu kadar beğendiğimi anlayacaksınız. Benim gibi TSM seviyorsanız bu şarkıya ve Selin Yücesoy’a siz de bir şans verin.
20. Memories – Zülfü Livaneli & Ferhat Livaneli

Çok şapkalı kültür sanat adamı Zülfü Livaneli son dönemde enstrümantal işlere imza atıyor. Geçen ay onun Rumi adlı eserini dinlemiştim. Bu ay da yanına kardeşi Ferhat Livaneliyi almış ve oldukça dinlendirici güzel bir müziğe imza atmış. Eser sizi çocukluğunuza götürüyor desem yanlış bir ifade kullanmış olmam. Şarkıyı dinledikten sonra neden adına Memories yani hatıralar konduğunu daha iyi anladım. Albüm kapağında da uçsuz bucaksız bir deniz karşılıyor bizi. Daha ne olsun.
21. Kardeşin Duymaz – Ali İhsan

Kardeşin Duymaz Zülfü Livaneli‘nin sürgün döneminde Yunanistan’da konser verirken söylediği bir şarkıydı. Kardeşin Duymaz diyerek arada sadece Ege Denizi olmasına rağmen Türkiye’de ezgilerini okuyamadığı için bir feryat niteliğinde söylemişti. Ali İhsan da genç bir ses. Aynı zamanda keman virtüözü. Zülfü Livaneli’nin bu çok sevdiğim eserini kemanıyla ve sesiyle yeniden yorumlamış. Livaneli ile Büyümek adını verdiği albümde Livaneli’nin çoğu hafızalarımızda yer eden şarkısını yeniden yorumlamış. Benim bu albümdeki favori şarkım ve Haziran ayımdaki radarıma takılan şarkısı Kardeşin Duymaz oldu. Siz de genç seslere açıksanız, Ali İhsan’ın bu eserine şans verin derim.
22. Pesa – Elena Ledda

Elena Ledda etnik İtalyan müziği yapan Sardinyalı bir şarkıcı. Bir şarkı dinlerken masal dinler gibi gelir mi? Gerçekten geliyor. Biraz araştırınca Pesa’nın bir erkeğe yazılmış bir aşk şarkısı olduğunu öğreniyorum. Sözleri de çok hoş bir eser. Ledda’nın acılık, acı tat anlamına gelen Amargura adlı albümünden Pesa geri plandaki enstrüman kullanımı ile genel anlamda yavaş giden ama yer yer yükselen bir şarkı. Hatta ben yer yer opera tadı bile aldım şarkıdan. Etnik müziklere olan ilgimden midir bilinmez ben çok sevdim Pesa’yı.
23. Feretze Foro – Maria Simoglou Ensemble

Maria Simoglou ve topluluğunun bu ay severek dinlediğim Minore Manes/Rebetika Songs of Smyrna albümünden şahane bir eser daha. Feretze Foro. Yine Rebetiko’nun kraliçesi Rita Abatzi’nin 1933’de seslendirdiği eserlerden. Simoglou’nun sesinin yanında yine çok güzel enstrümanlar var. Kanun, darbuka, ud… Hepsi çok güzel bütünlük sağlamış şarkı ile. Feretze Foro ve eserin yer aldığı Minore Manes/Rebetika Songs of Smyrna adlı albüme mutlaka şans verin.
24. Nakış – Ayşe Aslıhan & Adil Han

Nakış, Ayşe Aslıhan ve Adil Han‘ın birlikte okudukları sözü bestesi Ayşe Aslıhan Yoran’a ait gitar eşliğinde kulaklarımızın pasını silen çok hoş bir eser. Adı gibi nakış nakış işlenmiş bir şarkı. Ayşe Aslıhan Yoran‘ın başka mecralarda şiir ve düz yazı denemeleri de olduğunu ufak bir araştırma ile öğreniyorum ve onları da keşfetmek için sabırsızlanıyorum. Eli kalem tutan şarkıcılar her zaman başkadır. Nakış da sizi alıp farklı yerlere götürebilen sözlere sahip. Bu sözlere Adil Han’ın da yumuşak gitar ezgileri hafif hafif sokulunca ortaya dinlemesi keyif veren bir şarkı çıkmış. Bu ikiliye şans verin derim. Şenceylik‘in Ahmet Ali Arslan ile yorumladıkları Zeytin Ağaçları şarkısını sevenleriniz varsa Nakış’ı kaçırmasın.
25. Atina – Edirne – Ari Aliciyan

Ari Aliciyan “ölümlü dünya’ya ölümsüz eserler bırakmaya çalışan bir müzisyen” olarak tanımlıyor kendini. Atina – Edirne adlı eser de sanatçının elinden çıkma güzel bir enstrümantal eser. Şarkı adından da anlaşılacağı gibi hafif esintili Yunan ezgileri ile giriş yapıyor sonra buziki’den bizi alıp kanuna ve klarnete götürüyor daha sonra tekrar Atina’ya dönüyor ve en sonunda da Edirne de yolculuğunu tamamlıyor. Ari Ariciyan’nın bu altı dakikalık çalışmasına kulak verin derim. Trakya’dan Ege’ye çok hoş bir çalışma olmuş.
26. Nazad, Nazad Mome Kalino – Vrabceta

geri dön, geri dön, kalino kız.
bizden önce koca bir orman var ve sen onu geçemezsin!ben bir orman kuşu olacağım ve sana geleceğim.
ormanın üstünden uçup sana geleceğim ve sonsuza dek senin olacağım.geri dön, geri dön, kalino kız.
bizden önce derin bir nehir var ve sen onu geçemezsin!ben bir balık olacağım ve sana geleceğim.
nehrin karşısına yüzeceğim ve sonsuza dek senin olacağım.
Nazad, Nazad Mome Kalino yukarıdaki sözlere sahip çok güzel bir balkan ezgisi. Vrabceta grubunun Ohi Shope adını verdikleri 2007 yılında çıkardıkları albümünden çok güzel bir ezgi Nazad, Nazad Mome Kalino. Elveda Rumeli dizisi müziklerini sevenleri kısa zamanda içine alacak şarkıyı ben çok sevdim. Özellikle her yabancı eserde yaptığım gibi sözlerinin de Türkçesini okuyunca daha da bir sevdim şarkıyı. Masalsı sözlere sahip bu esere şans verin derim.
27. Einai Karides Opou Geloun – Serap Çiğdem Şahin & Murat Küçükarslan

Serap Çiğdem Şahin İzmir merkezli “Agora Minör” ve “Salut de Smyrne” gruplarının yanı sıra, İskenderiye ve İzmir’i bir araya getiren “Bahara” grubunun da kurucularından ve vokalistlerinden biri. Ayrıca, Meydan Müzik Yapım çatısı altında geleneksel müzik tarzında besteler yapmakta. Yani karşı kıyıyla ve etnik müziklerle oldukça haşır neşir olan bir ses. Etnik Yunan temalı Einai Karides Opou Geloun isimli şarkısında Serap hanıma enstrümanda Murat Küçükarslan eşlik ediyor. Etnik Yunan ve hafif sözlü rembetikolardan hoşlanıyorsanız Serap Çiğdem Şahin ve Murat Küçükarslan’a şans verin.
28. Bülbül – Meral Azizoğlu

Meral Azizoğlu’nun Bülbül adlı şarkısı da bu ayki en güzel keşiflerimden oldu. İstanbullu adını verdiği albümden Lingo Lingo Şişeler gibi Darıldın Mı Gülüm Bana gibi Dök Zülfünü Meydana Gel gibi hepimizin sevdiği şarkıları bir araya getiren Azizoğlu’nun albümünde en beğendiğim şarkıların başında Bülbül oldu. Eski İstanbul tadında bir şarkı Bülbül ve Meral hanımın sesine çok yakışmış. Nurhan Damcıoğlu tadı bile aldım şarkıdan. Siz de farklı müziklere açıksanız Meral Azizoğlu’na şans verin derim.
29. Ayva Çiçek Açmış – Ezgi

Ayva Çiçek Açmış hepimizin bildiği oynak bir türkümüz. Ezgi hanım bu türküyü 2012 yılında kendince yorumlamış ve iyi ki de yorumlamış. Yer yer flamenco ezgileri ile soslamış ve ortaya dinlemesi keyif veren bir şarkı çıkmış. Ezgi hanıma eşlik eden güzel enstrümanlar da ayrı bir lezzet katmış şarkıya. Daha modern bir havada sunulan Ayva Çiçek Açmış’ın bu hâlini hepinize tavsiye ediyorum.
30. Yemenimde Hare Var – Ebru Tuncel

Ben Atamızın sevdiği şarkılar tadındaki şarkılara bayılıyorum. Yemenimde Hare Var de bunlardan biri. Mahur makamında fıkır fıkır bir fasıl şarkısıdır. Ebru Tuncel bu anonim eseri abartıya kaçmadan nağmeli okumuş. Ben çok sevdim. Yemenimde Hare Var Ebru Tuncel’in 2016’da çıkan Eskimeyen Şarkılar albümünden.
31. Canım Seni Çekiyor – Beste Acar

Beste Acar rahmetli sanatçımız Kayahan Acar’ın kızı. 2019’da Kayahan’ın eşi İpek Acar ile birlikte bir düet yaparak sahnelere adım atmış. Kayahan’ın kızı olduğundan mütevellit sesi güzel Beste hanımın. Canım Seni Çekiyor isimli şarkısı da Bengü’nün slow şarkılarına benzer bir tınıda ilerliyor daha sonra latin müziği tadını alıyor.
32. Ayrıldım Güler Miyim – Baran Deniz

Shakespeare bir ülkenin türkülerini yazanlar kanunlarını yazanlar kadar değerlidir demiş. Ben de bizim türkülerimizi çok seviyorum. Yaşatmak için de dinlemek gerektiğine inananlardanım. Ayrıldım Güler Miyim türküsü TRT’nin efsane sesi Gülşen Kutlu’dan tekrar tekrar dinlediğim kült bir eser. Gülşen hanım gerçekten eksiksiz okur bu parçayı. Tabi bu türkülerimizin yeni nesle daha hızlı aktarılmasının yollarından biri de modern ezgilerle buluşturmak. Ayrıldım Güler Miyim türküsünün de Baran Deniz tarafından 2018 yılında yorumlanan versiyonunu da ben çok sevdim. Hem Baran Deniz’in sesi hem de şarkının bu yeni formu oldukça kendini dinleten bir hâl almış. Siz de türküleri farklı seslerden yeniden icra edilmiş hâllerini seviyorsanız Ayrıldım Güler Miyim türküsünün Baran Deniz yorumunu kaçırmayın.
33. La Humlene Suse – Maridalen, Lars Lillo – Stenberg

Lars Lillo Stenberg benim Erlend Loe‘nin çok sevdiğim kitabı Naif.Süper ile Oslo şarkısını öğrenip çok sevip takip ettiğim bir şarkıcı oldu. Kuzey Avrupa’nın bu naif sesi şimdi de yanına bir kontrbasçı bir saksafoncu bir de trompetçi alarak çok hoş bir esere imza atmış. Jazz müziği ezgileriyle İskandinav sözlerinin harmanlandığı La Humlene Suse‘nin “arıların vızıldamasına izin ver” gibi bir anlamı varmış.
34. Seven Gider Mi – Hakan Peker

1997’den bir şarkı 2016 yılında yeniden düzenlenmiş hâliyle piyasaya çıksa ve yine aynı şarkıcı tarafından yorumlansa orijinal halini aratır mı? Yoksa aratmaz mı? Düzenlemeye göre değişir dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu ay yeniden düzenlenmiş ve orjinalini hiç aratmayan bir şarkı keşfettim ve bu ay en çok dinlediğim şarkılardan biri oldu. Doksanların önemli sesi Hakan Peker‘in 1997 yılındaki Salına Salına albümünde yer alan ve doksanlarda bir çok besteye imza atmış Eda-Metin Özülkü çalışması olan Seven Gider Mi adlı çalışmayı Peker 2016 da yeniden yorumlamış. Harika bir yeniden düzenleme ile yıllar sonra ortaya çıkan bu şarkıyı dinlerken dedim ki neden 1997’de bu şarkıyı bu formda okumadınız. Hakan Peker’in 2016’da çıkan Efsane Şarkılar albümünde sanatçının sanatına damga vurmuş birçok parça yenilenmiş hâliyle sunuluyor. Dinlemediyseniz bu yeni gibi gelecek şarkılara kucak açın.
35. Güneşim – Alişya

Güneşim şarkısı Ortadoğu enstrümanlarıyla Anadoluyu harmanlayan çok güzel bir hafif şarkı. İnsanı yormadan geri planda hafif hafif ses veren eserler vardır ya Alişa‘nın Güneşim adlı eseri de bunlardan biri. Yol şarkıları bir tür olsa ona da rahatlıkla girebilecek güzel bir aşk şarkısı.
36. Quiero Mejor – Kevin Johansen & Las Migas

Las Migas‘ın yukarıda Celos Tangos adlı eserlerini çok beğendiğimi söylemiştim. Sanırım benim o şarkıyı beğendiğim algoritma bu da hoşunuza gidebilir diye bu şarkıyı önerdi. İyi ki de önermiş. Kevin Johansen Arjantinli bir müzisyen ve söz yazarı. 2024 Şubat ayında çıkardığı Quiero Mejor adlı albümüne adını veren şarkısı benim bu albümde en sevdiğim şarkılardan biri oldu. Abartıya kaçmadan yedirilen çok güzel bir Arjantin-Tango ezgileri yedirilmiş bir şarkı. Daha iyisini istiyorum şeklinde çevirilebilecek şarkı “Oscar Wilde bunu söyledi basit zevklerim var ve sadece en iyisini istiyorum” gibi güzel sözlerle bezeli güzel bir latin ezgisi.
37. Farzet – Sertab Erener

Farzet hiç tanışmadık, buluşmadık, hiç dönmedin o köşeden
Farzet hiç yanaşmadık, koklaşmadık, hiç içmedik o şişeden
Bazı şarkıları geç keşfettiğim için üzülüyorum. Farzet 2025’te dinledin diyebilir her an Sertab Erener bana:)) Farzet Erener’in 2020’de çıkardığı Ben Yaşarım albümünde yer alan çok güzel bir slow şarkı. Aşırı dramatik olmayan naif bir eser. Erener şarkının başında hemen söze giriyor ve dört dakika dokuz saniye boyunca da tertemiz götürüyor bizi varmamızı istediği yere. Dinleyenleriniz illa ki olmuştur ama dinlemeyen varsa kaçırmasın. Bu sesler bilgisayar ile oynanmayan son neslin sesleri.
38. Bir Güle Kandım – Nilüfer

Ay biterken de çok güzel şarkılar karşıladı beni. Hava daha da ısınırken peş peşe gelen iyi şarkılar da insanın yüreğini ısıtıyor. Boşa dememişler müzik ruhun gıdasıdır diye. Bu ayın sonuna doğru merhaba diyen şarkılardan biri de efsane sesimiz Nilüfer‘in kıpır kıpır yaz şarkısı Bir Güle Kandım. Şarkı Nilüfer’in buğulu sesine çok iyi gitmiş.
39. Sana Bir Şey Olmasın – Hande Mehan

Yeni seslerin eski şarkıları yeniden yorumlaması bazen eskiyi aratsa da Hande Mehan tertemiz sesiyle bunu tersine çeviren isimlerden. Yeniden yorumladığı tüm şarkılarda çok farklı tatlar almak mümkün. Mehan’ın Haziran ayında çıkardığı Yirmisekiz adlı albümünde yorumladığı yıllar önce Yonca Lodi‘den dinlediğimiz Sana Bir Şey Olmasın da bunlardan biri. Çok duru çok temiz bir yorumlamayla bizi bir yandan doksanlara götürürken bir yandan da günümüzle kucaklaşmamızı sağlıyor. Bu güzel yorumlama için Hande Mehan’a teşekkür ederken sizlere de albümdeki diğer şarkıları keşfetmenizi salık veriyorum.
40. Dönmek – Hümeyra

2004 yılına gidiyoruz şimdi. Ünlü yazar Murathan Mungan‘ın sözlerini yazdığı şarkıların çeşitli sanatçılar tarafından yorumlandığı Söz Vermiş Şarkılar albümüne. Ben bu albümden çok şarkıyı dinledim ama arada gözümden kaçanlar olmuş. Bunlardan biri de Yeni Türkü‘den dinlediğimiz Dönmek adlı parçayı yeniden yorumlayan Hümeyra. Yeni Türkü’den dinlemeye alıştığımız bir şarkıyı Hümeyra çok temiz ve güzel okumuş. Hatta salon müziği havası katmış şarkıya.
“Neresi sıla bize neresi gurbet/ Yollar bize memleket”
41. Özleyiş – Zeynel Lüle

Zeynel Lüle aslında önemli bir gazeteci. Son olarak Tele 1 televizyonunda ekranlarda yer alıyor. Kendisinin şarkıcı kimliğini bilmiyordum. Ne zaman ki Spotify bana önerdi o zaman keşfettim Zeynel Lüle’nin sesini. Ara ara tekliler çıkaran Lüle’nin 2019’da yaptığı Özleyiş adlı şarkısı da bunlardan biri. Bestesi Ayna grubundan tanıdığımız Erhan Güleryüz‘e ait olan Özleyiş Ayna grubunun o slow şarkılarına benzer nitelikte bir eser.
42. Şuh Nefes – Ceceli – Sezen Aksu

Bazı şarkıcılar var yeni albüm yaptığında direkt şarkılarını dinleyip ilk izlenimlerinizi kendi içinize yaptığınız. Geçen ay Tarkan‘ın yeni çıkardığı Dönmüyor Giden şarkısındaki gibi Sezen Aksu‘nun da Paşa Gönül Şarkıları adını verdiği yeni bir albüm çıkardığını görünce direkt bastım başlat tuşuna. Bu albümde en sevdiğim, tekrar tekrar dinlediğim ve bana ay sonu sürpriz bir hediye gibi gelen bir şarkı oldu. Şuh Nefes. Oryantal formlarının bile yedirildiği şarkının iki farklı versiyonu var. Bunlardan biri Mustafa Ceceli‘nin düzenlemesini yaptığı türü. Ben bu düzenlemeye bayıldım. Otoriteler yıllar sonra albüm yapan Sezen Aksu’nun yeni albümüne geçer not vermese de ben bir albümden bir şarkıyı keşfetmeyi bile kâr sayanlardanım. Kıpır kıpır bir şarkı olmuş Şuh Nefes. Haziran
Sevdimde ben bana benzemez oldum. / Çıkmaz sokaklarda kayboldum. / Ak tende bal dudakta kömür gözde şuh nefeste bittim mahvoldum.
Benim Haziran ayı keşiflerim böyleydi. Listeyi aşağıya bırakıyorum. Belki siz de aralarında kendinize bir favori çıkarırsınız. Yorumlarınızı merakla bekliyorum!
Geçmiş aylardaki keşiflerim için müzik kategorisine göz atabilirsiniz.
Müzikle kalın! 🎶🎶




Bir Cevap Yazın